AZ LAF, ÇOK İŞ
Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)
28 Ekim 2013 Pazartesi
21 Ekim 2013 Pazartesi
UZUN SAÇLILAR, MUTLAKA OKUYUN BENİM DURUMUMA DÜŞMEYİN
Dün facebook'da bir paylaşım gördüm. 20 cm.den uzun kesilmiş saçlar, lösemi tedavisi nedeniyle saçları dökülen çocuklara peruk yapılıyor, saçınızı bağışlayın mealinde.
Çok etkilendim, sabah bir sürü işin arasında koşup saçlarımı kestirdim. Ömrümde ilk defa kısa saçlı oldum bu yüzden. Aynaya bile doğru dürüst bakmadım yakıştı mı diye. Yakışmasa ne olur, sonuçta hasta bir çocuk mutlu olacak. Aldım saçlarımı elime, eve koştum, önce ölçtüm, tam 40 cm. Amaaan kesin işe yarar.
Lösev'i aradım, daha "dün gece facebook'ta bir şey gördüm" der demez "saç bağışı mı" dedi adam ve devam etti, "bu nereden çıktı bilmiyoruz, kemoterapi sırasında çocuklarımızın çok steril şartlar altında korunması gerekiyor, bu tip malzeme onlar için risklidir. O nedenle peruk kullanamazlar. Zaten bizim de böyle bir talebimiz ve kabulümüz yok" .................
Saçım elimde kalakaldım.
Ah be kadın, önce ara sonra kestir acelen ne? Her duyduğuna inanmamak gerektiğini öğrenemedin mi hâlâ? Oh olsun sana, şimdi uzuuuun bir süre her aynaya baktığında sazanlığını hatırlar hem ağlar hem gülersin.
Haa bu arada aklıma geldi, tanıdığınız, geleneklerine bağlı bir kızılderili arkadaş var mı? :D :D :D
Yaaa bu yazıyı yazdım ya, şimdi daha fazla oturdu içime. Bu haberi çıkarana mı daha çok kızayım, kendime mi bilemedim.
Siz güledurun, ben biraz içeri ağlamaya gidiyorum.
Çok etkilendim, sabah bir sürü işin arasında koşup saçlarımı kestirdim. Ömrümde ilk defa kısa saçlı oldum bu yüzden. Aynaya bile doğru dürüst bakmadım yakıştı mı diye. Yakışmasa ne olur, sonuçta hasta bir çocuk mutlu olacak. Aldım saçlarımı elime, eve koştum, önce ölçtüm, tam 40 cm. Amaaan kesin işe yarar.
Lösev'i aradım, daha "dün gece facebook'ta bir şey gördüm" der demez "saç bağışı mı" dedi adam ve devam etti, "bu nereden çıktı bilmiyoruz, kemoterapi sırasında çocuklarımızın çok steril şartlar altında korunması gerekiyor, bu tip malzeme onlar için risklidir. O nedenle peruk kullanamazlar. Zaten bizim de böyle bir talebimiz ve kabulümüz yok" .................
Saçım elimde kalakaldım.
![]() |
| SAZANLIĞIMIN RESİMLİ TESCİLİDİR |
Ah be kadın, önce ara sonra kestir acelen ne? Her duyduğuna inanmamak gerektiğini öğrenemedin mi hâlâ? Oh olsun sana, şimdi uzuuuun bir süre her aynaya baktığında sazanlığını hatırlar hem ağlar hem gülersin.
Haa bu arada aklıma geldi, tanıdığınız, geleneklerine bağlı bir kızılderili arkadaş var mı? :D :D :D
Yaaa bu yazıyı yazdım ya, şimdi daha fazla oturdu içime. Bu haberi çıkarana mı daha çok kızayım, kendime mi bilemedim.
Siz güledurun, ben biraz içeri ağlamaya gidiyorum.
20 Ekim 2013 Pazar
HOŞGELDİNİZ
9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırılan, esir tutulan pilotlarımız nihayet serbest. 71 gün sonra ülkelerine, yuvalarına kavuştular.
Konunun politik tarafına hiç girmek istemiyorum, gerçi bununla ilgili uzun uzun yazmak ve yorumlamak gerekli ama, hiç bir işe yaramayacak. Çünki şimdiye dek anlamamış olanlar, hele Qatar uçağı ile geliş nedenini anlamamış olanlara uzun uzun anlatmaya çalışacak vaktim de gücüm de yok. Böyle bir çabanın boşa gideceğini, kampanya süresince aldığım tehdide varan hakaret dolu mesajlar nedeniyle biliyorum. Hiç biri umurumda olmadı.
Amaç sadece insanî duygularla onların unutulmasına engel olmaktı, kamuoyu baskısı kurarak müsebbipleri zorlamaktı. Sonrasında da, güvenlik ile ilgili tedbirler alınması konusunda talep yaratmaktı.
Yapılanları anlatmaya gerek yok, ama şunu söylemek zorundayım. Her gün ben, eşim ve birden oluşuveren gönüllü destek gruplarındaki dostlarımız, bireysel katkılarıyla, çabamıza katkıda bulunan duyarlı arkadaşlarımız, hepimiz, her gün, onlarca belki daha fazla sayıda mail, tweet, mesaj yoluyla, aklınıza gelebilecek bütün medya kuruluşlarına, köşe yazarlarına, saygın ünlülere başvurduk. Destek verin, duyurun, unutulmasını engelleyin, kurtarılmalarını talep edin diye adeta yalvardık, lütfen bir imza diye dilendik. Ama bir ikisi dışında hiç birinden hiç ses çıkmadı.
Şimdi sanki ben aileleri tanıyormuşum gibi, haber yollayıp, "bizi ailelerle görüştürür müsünüz, onlarla röportaj yapalım" dediklerinde içimden "yürü git işine" demek geliyor.
Her neyse, bu yayının asıl sebebi, Murat Akpınar ve Murat Ağca'ya hoşgeldiniz, ailelerine de geçmiş olsun demektir.
Eşim ve ben, kampanya sürecinde büyük destekleri, katkıları ve olağanüstü çabaları için, başta Kaptan Pilot Engin Aksüt beyefendi olmak üzere, Raife Ortak, Asuman Yıldırım, Ümit Akyurt Süslü hanımefendilere, canlı radyo yayınlarında bize 30 dakika gibi uzun bir süre ayırarak sesimizi duyurmamıza olanak sağlayan Alman radyosu Comx-Radyo'ya ve program sahibi Serap Berlin ve Nuray Yelen hanımefendilere, sosyal medyada bizi guruplarına dahil ederek, duyurularımızın yayılmasını sağlayan duyarlı dostlara, bireysel destekleriyle bizi güçlendiren iyi yürekli insanlara, Change.org'daki "Esir Pilotlarımız İçin Dünyayı Ayağa Kaldırınız #FreedomForTurkishPilots" imza kampanyamıza imzalarını esirgemeyen 11.973 imza sahibine gönül dolusu şükranlarımızı sunuyoruz.
Allah bir daha böyle üzüntüler yaşatmasın.
6 Ekim 2013 Pazar
DOĞANIN ÇİZDİĞİ KARİKATÜRLER - 2
Mermerler resimli roman gibi, oku oku bitmez :)
Hani geçenlerde bu konu ile burada bir yayın yapmıştım. Bunu galiba seriye bağlayacağım :))
Buyrun bir tane daha:
Burada ne görüyorsunuz? Hile yapmak yok, önce iyice bakın. Cevaplarınızı unutmadan yoruma yazın ama olur mu?
Ben böyle gördüm. Arkasını dönüp yatmış, hülyalara dalmış bir kadın, arkasında yatmaya hazırlanan bir adam.
Bu aralar fazla roman okudum galiba :)))
Hani geçenlerde bu konu ile burada bir yayın yapmıştım. Bunu galiba seriye bağlayacağım :))
Buyrun bir tane daha:
Burada ne görüyorsunuz? Hile yapmak yok, önce iyice bakın. Cevaplarınızı unutmadan yoruma yazın ama olur mu?
Ben böyle gördüm. Arkasını dönüp yatmış, hülyalara dalmış bir kadın, arkasında yatmaya hazırlanan bir adam.
Bu aralar fazla roman okudum galiba :)))
BU VİDEOYU MUTLAKA İZLEYİN
Değerli dostumuz Kaptan Pilot Engin Aksüt'e tebrik ve teşekkürlerimizle.
9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırılan
Türk Hava Yolları
Kaptan Pilotu Murat Akpınar ve II.Pilot Murat Ağca'yı
UNUTMAYIN - UNUTTURMAYIN
Blogspot'un kendi kafasına göre özetleyiverdiği bu harika videoyu BU LİNKTEN izlemenizi ve paylaşmanızı rica ve ediyorum
9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırılan
Türk Hava Yolları
Kaptan Pilotu Murat Akpınar ve II.Pilot Murat Ağca'yı
UNUTMAYIN - UNUTTURMAYIN
Blogspot'un kendi kafasına göre özetleyiverdiği bu harika videoyu BU LİNKTEN izlemenizi ve paylaşmanızı rica ve ediyorum
| UNUTMAYIN, UNUTTURMAYIN |
24 Eylül 2013 Salı
BİR DUVAR SÜSÜ, BİR TAMİRAT, BİR TECRÜBE
Duvar Süsü:
Adı Karmaşa. Bu aralar ruhum böyle.
İlk defa bir çalışmamda parmak yaldız kullandım. İlk olduğundan korkak davrandım ama, çok sevdim. Bundan sonra daha akıllıca kullanabilirim.
Tamirat:
Arkadaşımın vazosu kırılmış, pek de severmiş. Yaşasın polimer kil.
Tecrübe:
Çok şaşırdım çok. Demek ki ne yapmıyoruz? Pişmemiş polimer kili köpük tabak üzerinde bırakmıyoruz. Bunları yapıp köpük tabağın üzerinde bırakmıştım, 15-20 gün durdu. İnanılır gibi değil. Yalnız yanılmamalı ve yanıltmamalıyım. Yaprağın alt, yani tabağa değen tarafındaki yeşil kil, çok kurumuştu, yağ ile yumuşatmıştım Ondan mı acaba? Kaldırırken görmeliydiniz resmini çekemedim, köpük sakız gibi yapışmış. Erimiş kaşar gibi iplik iplik sünüyordu. Pek de güzel bir yaprak olmuştu oysa.
Adı Karmaşa. Bu aralar ruhum böyle.
İlk defa bir çalışmamda parmak yaldız kullandım. İlk olduğundan korkak davrandım ama, çok sevdim. Bundan sonra daha akıllıca kullanabilirim.
Tamirat:
Arkadaşımın vazosu kırılmış, pek de severmiş. Yaşasın polimer kil.
Tecrübe:
Çok şaşırdım çok. Demek ki ne yapmıyoruz? Pişmemiş polimer kili köpük tabak üzerinde bırakmıyoruz. Bunları yapıp köpük tabağın üzerinde bırakmıştım, 15-20 gün durdu. İnanılır gibi değil. Yalnız yanılmamalı ve yanıltmamalıyım. Yaprağın alt, yani tabağa değen tarafındaki yeşil kil, çok kurumuştu, yağ ile yumuşatmıştım Ondan mı acaba? Kaldırırken görmeliydiniz resmini çekemedim, köpük sakız gibi yapışmış. Erimiş kaşar gibi iplik iplik sünüyordu. Pek de güzel bir yaprak olmuştu oysa.
Gayet itina ile oymuş
20 Eylül 2013 Cuma
PLEASE READ: INNOCENT CIVILIAN TURKISH PILOTS KIDNAPPED IN BEIRUT
On August 9th, two civilian airline pilots and their cabin crew completed their regular Istanbul-Beirut flight and took a shuttle bus to their hotel, for their 3-hour rest before the return trip. On the way to hotel, however, the bus was intercepted by armed persons, Captain MURAT AKPINAR and first officer MURAT AĞCA was abducted.
The important point is they have been KIDNAPPED and still being UNDER CAPTIVITY, than who did this to them.
As of this petition, their captivity has reached its 42nd day.
It's not acceptable by any means, that our pilots who have no relation or violation about this situation, being held for more than a month's time. We are demanding Akpinar and Agca's return to their homes and their family in worry and agony.
17 Eylül 2013 Salı
CHANGE.ORG'DA İMZA KAMPANYASI, LÜTFEN DESTEK
Change.org'da imza kampanyası:
Konu: Kaçırılan pilotlarımızın kurtarılması
Muhataplar: Türkiye ve Lübnan Dışişleri bakanlıkları
İmzalamaya çekinmeyin. Siyasi bir içeriği yoktur.
İki SİVİL Türk pilotu 9 Ağustos'ta İstanbul-Beyrut seferini yaptılar, dönüş seferini beklemek üzere, otellerine gitmek için, kabin ekibi ile birlikte bir servis minibüsüne bindiler. Servis aracı yolda silahlı kişilerce durduruldu, kaptan pilot MURAT AKPINAR ve II.pilot MURAT AĞCA kaçırıldılar.
Önemli olan, neden ve kimler tarafından kaçırıldıkları değil, KAÇIRILMIŞ ve hâlâ ESARET ALTINDA olmalarıdır.
Bu imza kampanyasının başlatıldığı gün (17 Eylül 2013) itibarîle esaretleri 39'uncu gününü doldurmuştur.
Kaçırılma sebebi ile ilgili, hiç bir bağ ve suçları olmayan pilotlarımızın, 1 ayı aşkın süredir esir tutulması kabul edilemez. Akpınar ve Ağca'nın hemen ülkelerine, merak ve ızdırap içinde olan ailelerine kavuşturulmasını bekliyoruz.
----
Please Sign:
Change.org:
On August 9th, two civilian airline pilots and their cabin crew completed their regular Istanbul-Beirut flight and took a shuttle bus to their hotel, for their 3-hour rest before the return trip. On the way to hotel, however, the bus was intercepted by armed persons, Captain MURAT AKPINAR and first officer MURAT AĞCA was abducted.
The important point is they have been KIDNAPPED and still being UNDER CAPTIVITY, than who did this to them.
As of this petition, their captivity has reached its 39th day.
It's not acceptable by any means, that our pilots who have no relation or violation about this situation, being held for more than a month's time. We are demanding Akpinar and Agca's return to their homes and their family in worry and agony.
2 Eylül 2013 Pazartesi
ÇİRKİN SAKSIYA ŞIK ELBİSE (Yayına resim ekledim)
Siyah, çirkin, plastik saksıya şık bir elbise :) Küçük boy tahta karıştırma çubuklarının üzerine basit bir dekupaj, biraz da mikro boncuk. Tataaaam, bitiverdi. Aslında bir kaç tane de kabartma çiçek iyi olur ama üşendim.
Resimlerde büyük bir saksı gibi duruyor. Ama değil. Saksının tabanı, ayçiçeklerinin alt sınırı hizasında. .
Geçenlerde bir gün, işle ilgili bir konuda bir hayli canım sıkıldı, sinirlendim. Olay konumuz dışı. Pek de sıcak bir günün en sıcak saatleri, boşu boşuna o sıcakta uzun ve yokuş bir yolda yürümek zorunda kaldım. Tam adımımı attım, yerde pırıl pırıl koyu yeşil bir yaprak gözüme ilişti, basmaya kıyamadım, üstünden atlayıp yürüdüm. Aklım kaldı, o sıcakta o kadar canlı, son anda kendisini bana gösterdi ezilmekten kurtuldu, sanki ölmek istemiyor gibi. O kısacık anda kafamdan bunun gibi bir sürü şey geçiverdi. Dönüp yerden aldım. Okşadım. Ofise dönmeyip acele eve geldim, sapının ucunu birazcık kesip suya koydum.
Facebookda paylaştım, işi bilen arkadaşlarım direk toprağa ekmemi tavsiye ettiler. Toprak almayı unuta unuta bu güne geldik, nihayet bu gün toprağa ektim. Şimdi büyük bir sevgi ve merakla tutacak mı, tutarsa ne renk çiçeği olacak diye bekliyoruz. Evet bekliyoruz diyorum, ailece bekliyoruz. Ne tuhaf, bazen küçücük bir yaprak insanın içinde yaşayan güzel duyguları hatırlatıveriyor. Facebookda paylaşırken "sokakta yerde bulduğum bu afrika menekşesi yaprağı, hayata tutunup kök salarsa, söz veriyorum bu gün beni çok sinirlendiren kişiyi affedeceğim" diye yazmıştım. Bir arkadaşımın söylediği gibi, evet çoktan unuttum bile. Ama bu menekşe eğer çiçek açarsa, ona her baktığımda onu o sinir bozucu olay sayesinde bulduğumu ve yine onun sayesinde içimde çiçekler açtığını hatırlayacağım. Seviyorum yahu bu yaprağı :)
.....................................
EK: Kabartmasız dekupaj olur mu hiç? İçime sinmedi, bir kaç kabartma çiçek yapıp gelişigüzel yapıştırdım. Bir kaç tane de boncuk, tamamdır. Daha güzel olmamış mı?
30 Ağustos 2013 Cuma
HERŞEYE RAĞMEN İNANÇLA 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.
Bizden önceki nesillerin, büyük Atatürk önderliğinde, büyük emeklerle bize hediye ettikleri bu büyük günün değerini yeniden anlama günlerindeyiz.
Çocukluğumuzdaki günlere kadar geri dönmeye gerek yok, çok değil 10 yıl önce sokaklarda nasıl coşkuyla kutlandığını hatırlayın...
Zoraki, asık suratlarla, yasak savarak yapılan törenlere, her seferinde çeşitli bahanelerle engellenen sokak kutlamalarına karşı, sokağa çıkıp, bayraklarımızla, şarkılarla kutlayalım.
Nice zaferlere.
Bu bayramda aramızda değiller. Özgürlüğümüzün kazanıldığı bu bayramda onlar ESİR.
Dün seslerini duyarak (dinlemek için buraya) bir nebze içimize su serpildi ama YETMEZ. Bütün dualarım pilotlarımızın, evlatlarımızın bir an önce yuvalarına kavuşması için.
Buraya tıklayarak Lübnan Dışişleri Bakanlığı resmi Facebook sayfasına gidin ve FREEDOM FOR TURKISH PILOTS yazın. Hergün. Onlar aramıza dönene dek.
Lütfen duyarsız kalmayın, 10 saniyeden fazla zamanınızı almıyor.
26 Ağustos 2013 Pazartesi
HALKA BİLEZİK
Yapmaya, yazmaya resim çekip yayın girmeyi bile unutmuşum :)
Şimdiiii, Tatesal blogundan bir öneri var. Özetle diyor ki; "Paylaşımlarımızı Facebook, Twitter yerine bloglarda yapmaya devam edelim" Hak veriyorum. Bir süredir bloglardaki hareketsizliği de buna bağlıyorum, sohbetler azaldı, bazen bloglara bakmayı unutuyorum bile. Facebook'daki paylaşımlarda buradaki gibi sohbet edemiyoruz. Orada bir beğen tuşu var, kuru bir tık, işlem tamam. Burada soruyoruz, öğreniyoruz, bazen dertleşiyoruz. ben burayı daha çok seviyorum. Hobi paylaşımlarımı artık sadece blogumda yapacağım. Belki 1-2 ay sonra resimleri Faecbook'da ki profilime ve Nivva'ya da atarım.

Bir formül buldum. Blogda yayınlayacağım şey her ne ise, onun resminden bir minik parçayı Facebook'a atacağım, tamamını görmek isteyen buraya buyuracak. Nasıl? :)))
Gelelim sadede.
Uzun zamandır halka bilezik yapmayı planlıyordum. Bir deneme yaptım. Birleşme yerleri olması gerektiği gibi muntazam olmadı. Yaparken yanlış yol izlediğimi fark ettim ama, fark ettiğim aşamada geri dönüş yapamadım. Neyse dedim ya, bu deneme.
İki parçadan oluşuyor, içinde lastik var, böylece kolayca takılıp çıkarılabiliyor.
Tamam sustum resimlere geçiyorum. Ha siz Uyku'yu da özlemişsinizdir. Buyrun o zaman bir taşla iki kuş.
Şimdiiii, Tatesal blogundan bir öneri var. Özetle diyor ki; "Paylaşımlarımızı Facebook, Twitter yerine bloglarda yapmaya devam edelim" Hak veriyorum. Bir süredir bloglardaki hareketsizliği de buna bağlıyorum, sohbetler azaldı, bazen bloglara bakmayı unutuyorum bile. Facebook'daki paylaşımlarda buradaki gibi sohbet edemiyoruz. Orada bir beğen tuşu var, kuru bir tık, işlem tamam. Burada soruyoruz, öğreniyoruz, bazen dertleşiyoruz. ben burayı daha çok seviyorum. Hobi paylaşımlarımı artık sadece blogumda yapacağım. Belki 1-2 ay sonra resimleri Faecbook'da ki profilime ve Nivva'ya da atarım.

Bir formül buldum. Blogda yayınlayacağım şey her ne ise, onun resminden bir minik parçayı Facebook'a atacağım, tamamını görmek isteyen buraya buyuracak. Nasıl? :)))
Gelelim sadede.
Uzun zamandır halka bilezik yapmayı planlıyordum. Bir deneme yaptım. Birleşme yerleri olması gerektiği gibi muntazam olmadı. Yaparken yanlış yol izlediğimi fark ettim ama, fark ettiğim aşamada geri dönüş yapamadım. Neyse dedim ya, bu deneme.
İki parçadan oluşuyor, içinde lastik var, böylece kolayca takılıp çıkarılabiliyor.
12 Ağustos 2013 Pazartesi
KOLAY SANDIM, ALDATILDIM :)))
Bir şeyler yapıp biraz oyalanayım dedim.
Facebookda bu resmi görünce amanın tam benlik, ne kadar kolay diye atladım.
LİNK BURADA

Facebookda bu resmi görünce amanın tam benlik, ne kadar kolay diye atladım.LİNK BURADA
Aman ne kolaymış !!!!!!!
Böyle bir ucube oldu.
Elyaf saçlar ve biracık boya... ta taaaam..
Zavallıcığım. Bak öbürü masum bir aşçı oldu. Senin kaderin de, benim elime düşüp Vardar Ovasının rakılı versiyonunu dinlemiş Bülent Abi'ye dönmekmiş, kader bu naapican, çekecen :)))
Biraz da Einstein'a da mı benzemiş ne? :))
11 Ağustos 2013 Pazar
LÜTFEN DESTEK VERİN: FREEDOM FOR TURKISH PILOTS
İki gündür gözüme uyku girmiyor desem yeridir.
Bu adamlar neredeler ne yapıyorlar, işkence görüyorlar mı? Sağ salim yuvalarına kavuşacaklar mı?
Bazı gazetelerin yazdığına göre 1 aydır bu tarz tehditler alınıyormuş. O zaman bu insanlar hiç bir güvenlik önlemi alınmadan nasıl yatılı olarak gönderilir? Bir minibüse bindirilip 70 yaşındaki şöföre nasıl emanet edilebilir?
En az 50 yere yazdım, facebook'da belki sizleri bıktırdım. İki gündür destek bulabilmek için çırpınıyorum, tırmalıyorum. Benim çocuğum 24 saatle kurtuldu bu durumdan. Oh bizim başımıza gelmedi diye kenara çekilip duramıyorum.
Buradan tekrar rica ediyorum. Facebookdaki Lübnan Dışişleri Bakanlığının resmi sayfasına (LİNK BURADA) pilotlarımızın bu resmini gönderin. Yazabildiğiniz kadar çok FREEDOM FOR TURKISH PILOTS yazın. Yoğun kamuoyu baskısı her zaman işe yarar.
Tek başıma yeterli olmama imkan yok. Yoğun desteğinize ihtiyaç var. Lütfen 2-3 dakikanızı ayırın. Her gün yapın bunu.
İsterseniz aşağıdaki resmi kopyalayıp gönderin, isterseniz facebookdaki bu resimli paylaşımın linkini kopyalayıp yapıştırın LİNK BURADA
Bu adamlar neredeler ne yapıyorlar, işkence görüyorlar mı? Sağ salim yuvalarına kavuşacaklar mı?
Bazı gazetelerin yazdığına göre 1 aydır bu tarz tehditler alınıyormuş. O zaman bu insanlar hiç bir güvenlik önlemi alınmadan nasıl yatılı olarak gönderilir? Bir minibüse bindirilip 70 yaşındaki şöföre nasıl emanet edilebilir?
En az 50 yere yazdım, facebook'da belki sizleri bıktırdım. İki gündür destek bulabilmek için çırpınıyorum, tırmalıyorum. Benim çocuğum 24 saatle kurtuldu bu durumdan. Oh bizim başımıza gelmedi diye kenara çekilip duramıyorum.
Buradan tekrar rica ediyorum. Facebookdaki Lübnan Dışişleri Bakanlığının resmi sayfasına (LİNK BURADA) pilotlarımızın bu resmini gönderin. Yazabildiğiniz kadar çok FREEDOM FOR TURKISH PILOTS yazın. Yoğun kamuoyu baskısı her zaman işe yarar.
Tek başıma yeterli olmama imkan yok. Yoğun desteğinize ihtiyaç var. Lütfen 2-3 dakikanızı ayırın. Her gün yapın bunu.
İsterseniz aşağıdaki resmi kopyalayıp gönderin, isterseniz facebookdaki bu resimli paylaşımın linkini kopyalayıp yapıştırın LİNK BURADA
LÜTFEN DUYARSIZ KALMAYIN
7 Ağustos 2013 Çarşamba
ESKİMİŞ EKMEK KUTUSUNA DEKUPAJ VE HAMUR KABARTMA
Ekmek kutum eskimişti. Kapağını tutturan çivilerin olduğu yerler de kırılınca el atmak şart oldu.
Arka plandaki deseni kendim hazırlamış ve daha önce ıvır zıvır kutusu kaplamıştım. Kedi kardeşlerin deseninden isterseniz BURAYA buyrun.
Tam her şeyi hazırlayıp masama oturdum bir de ne göreyim, hamur çok az kalmış. Ben bir paket daha var sanıyordum. Hangi hobici bir şey yapmaya karar verir de, önüne çıkan engele boyun eğer. Şiddetle direnirim bu duruma :) O zaman istikamet mutfak. Un, nişasta, formika tutkalı ile hamurumu yaptım. Zaten eskiden hazır kabartma hamuru mu vardı? Tembelliğe alıştırıyorlar bizi :)
Hani kabloları duvar kenarına sabitlemek için oluklu plastik aparatları olan çiviler vardır ya, Kapağın içine onlardan çaktım, Dış yanlardan taktığım vidalar bu olukların içine girerek kapağın yeniden hareket edebilmesini sağladılar. Bu işlemi baştan yapmayı unutup, her şey bittikten sonra yaptığım için vida başları ortada kaldı, birer yaprak yapıştırıp gizledim.
Benzer desenle 3 tane kavanozu da giydirip, üzerinde konuşlandıracağım.
1.si sert kabuklu meyve çekirdekleri için. Çöpe atmıyoruz, biriktirip kasım ayında uygun yerlere atıyoruz. 1 tanesi bile tutsa kârdır.
2.si kardeşciğimin bir projesi varmış, metal kutu açma anahtarlarını biriktiriyoruz.
3.sü Uyku'nun kuru mama kabında artan mamaları biriktirip sokaktaki pisilerimize götürüyoruz.
Arka plandaki deseni kendim hazırlamış ve daha önce ıvır zıvır kutusu kaplamıştım. Kedi kardeşlerin deseninden isterseniz BURAYA buyrun.
Tam her şeyi hazırlayıp masama oturdum bir de ne göreyim, hamur çok az kalmış. Ben bir paket daha var sanıyordum. Hangi hobici bir şey yapmaya karar verir de, önüne çıkan engele boyun eğer. Şiddetle direnirim bu duruma :) O zaman istikamet mutfak. Un, nişasta, formika tutkalı ile hamurumu yaptım. Zaten eskiden hazır kabartma hamuru mu vardı? Tembelliğe alıştırıyorlar bizi :)
Hani kabloları duvar kenarına sabitlemek için oluklu plastik aparatları olan çiviler vardır ya, Kapağın içine onlardan çaktım, Dış yanlardan taktığım vidalar bu olukların içine girerek kapağın yeniden hareket edebilmesini sağladılar. Bu işlemi baştan yapmayı unutup, her şey bittikten sonra yaptığım için vida başları ortada kaldı, birer yaprak yapıştırıp gizledim.
Benzer desenle 3 tane kavanozu da giydirip, üzerinde konuşlandıracağım.
1.si sert kabuklu meyve çekirdekleri için. Çöpe atmıyoruz, biriktirip kasım ayında uygun yerlere atıyoruz. 1 tanesi bile tutsa kârdır.
2.si kardeşciğimin bir projesi varmış, metal kutu açma anahtarlarını biriktiriyoruz.
3.sü Uyku'nun kuru mama kabında artan mamaları biriktirip sokaktaki pisilerimize götürüyoruz.
| Bu kadar yüreği yanık anne varken, ailelerinin bir ferdi esir tutulurken, kalplerimiz üzüntü ve öfke doluyken, nasıl olur bilmem ama, adet olmuş söylüyoruz... İyi bayramlar |
25 Temmuz 2013 Perşembe
SERBEST KÜRSÜ - ÇOK ÖFKELİYİM... BÜTÜN KADINLAR GİBİ...
EK: Bu yayını serbest kürsü ilan ediyorum. Lütfen yorumlarınızı yazın. Birbirimize destek olalım, çevremizi uyandırabilmek, bilinçlendirebilmek için neler yapabiliriz?
Tarihe not:
Ömer Tuğrul İnançer denilen "şey", "hamile kadının dışarda dolaşması terbiyesizliktir" diye kusmuştu.
Tarihe not:
Ömer Tuğrul İnançer denilen "şey", "hamile kadının dışarda dolaşması terbiyesizliktir" diye kusmuştu.
*******************
Ortalıkta gördüğünüz, gizlenmeyen hamile kadınlar mutlu
kadınlardır. Evet isteyerek sevişmiş, sevgi ile hamile kalmıştır. O güzelim
karnın içinde, bütün sevenlerin heyecanla, sevinçle yolu beklediği bir bebek
büyümektedir. Bu masumiyet, bu sevgi neden saklanacakmış? Estetik anlayışı
kapalı kapılar ardında 90-60-90 la sınırlı olanlar pek anlayamaz ama, hamile
kadının güzelliği bambaşkadır, mutluluktan parıldar.
![]() |
Siz;
Ağzına ampul alıp tepinenleri ayıplayın, pek estetik durmuyor.
|
Siz;
Meâlen, “İmzalı üye olmak, tepedekiyle nikah kıymakla eşdeğerdir”
diyecek kadar hayâdan uzak kadınları ayıplayın. Hiçbir meşrebe sığmıyor. |
Siz; Nikahın ortasında “3 çocuk, 5 çocuk, haydiii” diye höykürerek gelini damadı mahcup eden hayasızları ayıplayın.
TV kameraları önünde, “1 çocuğum var” diyen adamı,
gözlerini devire devire kınayıp, “olmaaaaz bas gaza” deme bayağılığını
gösterenleri ayıplayın.
Ha eğer kulak kanalı yoluyla tüp bebek yapılıyorsa,
benim ondan haberim yok.
Şunu bilin, böyle insanın kanını oynatan, sinirlerini
kemiren gündemler yaratıldığında, sadece oraya kanalize olup, diğer ve çok
önemli konuları gözden kaçırıyor değiliz. Perdeleri aralayıp bakmayı, uvertürün
arkasından gelecek olanı beklemeyi öğrendik artık.
Hâlâ söylediklerini duymayan varsa buyrun dinleyin.
http://www.youtube.com/watch?v=9JYO7cMZ5Y0
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








