AZ LAF, ÇOK İŞ
Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)
RESİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RESİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ocak 2018 Çarşamba
10 Haziran 2014 Salı
BOL ÜRETİMLİ, ÇOK RESİMLİ BİR YAYIN :)))
Biiiiir sürü iş yaptım. Birikince de yayınlamak gözümde büyüyor. Yapar yapmaz büyük hevesle yayınlardım eskiden. Heves kaçmadı ama, her seferinde öyle olaylar yaşanıyor ki, "aman da bakın ben neler yaptım" demeye utanıyorum. Hepimiz öyleyiz biliyorum. Karar veremiyorum, aslında birilerinin planları içinde, bizlerin hayatı askıya almamız da var mı?
Neyse, bu yayın neşeli olacak diye karar verdim, öyle devam edeyim. Dediğim gibi biiir sürü iş yaptım. Polimer kil mi istersiniz, resin mi, kabartma dekupajlar mı, telefon kılıfı mı, Ipad kılıfı mı, kolye mi bilezik mi? :))))))))))))
Haydi başlayalım.
Eh, bu günlük bu kadar. Gelmişken iki kelime yazıp beni mutlu edin olur mu? :))))
Neyse, bu yayın neşeli olacak diye karar verdim, öyle devam edeyim. Dediğim gibi biiir sürü iş yaptım. Polimer kil mi istersiniz, resin mi, kabartma dekupajlar mı, telefon kılıfı mı, Ipad kılıfı mı, kolye mi bilezik mi? :))))))))))))
Haydi başlayalım.
Fimo takılarımın satıldığı mağaza XL Seri'den yeni çalışmalar istedi. Bir kaç tane yaptım.
Bu mavi çiçeklerin adı MASAL. Diğerler XL'lerin resimlerini düzenlemedim. Bir sonraki yayına kalsın.
Buna benzer bir bilezik yapmıştım geçen yıl. İlham amcanın kaçtığı günlerden geçerken kendimi taklit edeyim dedim.
Ahhhh tavus kuşum. Benim meşhur tavus kuşum. Bıktı benden. "Yeter" dedi. Ben "yetmez, daha seni çoook kullanacağım" dedim. Aynı formun farklı tasarımını yaptım. Ama o benden daha inatçı çıktı (çaktırmayın o öyle sanıyor). Sallanan kuyruk parçalarının birine biraz resin bulaşmış, onu temizleyeyim de hareketsiz kalmasın diye uğraşırken, zinciri kırılıverdi. Kırılmadan önce resmini çekmişim iyi ki. Şimdilik bu resmi yayınlayayım, düzeltmek için farklı planlarım var :)))
Telefon kılıflarımın satıldığı mağazanın vitrin resmini nihayet çektim.
Sahibesi Filiz Hanım'a bir de Ipad kılıfı yaptım.
Filiz Hanım "Miki'li bir kılıf olsa" dedi.Bunu yaptım. Resmi iyi çekemedim, aslında üst üste bir kaç kat kabartma var. Pek hoş oldu. Resim çekerken vitrinin köşesinde duruyordu ama, sonra çok görünür bir yere terfi etmiş :)))
Bu da bir sipariş. Daha önce Aslanlı kılıf ve kolye isteyen Kıbrıs'lı beyden. Bu sefer eşine doğum günü hediyesi olarak Eiffel temalı bir kılıf istedi. Değişik bir çalışma yaptım. Dantel ve micro boncuklarla süsledim, zeminde mat, güller ve Eiffel kulasinde parlak vernik kullandım. Kılıfın penceresini de tersten kullandım, kılıfı açınca aile resmi görünüyor.
Çalışma sırasında :)
Bu da bir hediye. Bu sıralar resin tasarımlar yapmak hoşuma gidiyor. Henüz monte edilmemiş bir kaç tane daha var. Bekleyin beni anacığım :)))
Gönderen
Nihal Erpeden
zaman:
13:37
14 yorum:
Etiketler:
BİLEZİK,
DEKUPAJ,
RESİN,
TELEFON KILIFI,
XL TAKILAR
10 Mart 2012 Cumartesi
AMORF RESİN KOLYE
Hastayım, nezle de başladı, sürünüyorum. Normal insan ne yapar? Gider yatar. Ama o normal insanların yapacağı şey. Ben hangi kategoriye giriyorum bilemiyeciiim.
Vav kolyeyi yaparken resin artıp duruyordu, o sırada aklıma geldi bu amorf tasarım. Fazla yaptığım resinden bu çıktı. Bu gece oturduğum yerde halkalarını zincirlerini monte edip bitirdim. Eh bitirince de, birinci vazife, saate bakmadan yayına girmek lazım. Bu durum hepinizde var değil mi? Bitirir bitirmez derhal yayınlamak. Sabaha kalsa cezası var sanki. Resimlerini çekerken resmen başım filan döndü. Boynuma takıp da çekemedim, artık o sonra. Dükkanlara göndermeden çekerim.
Ay nezle çeneme vurdu. Tamam sustum. Buyrun resimleri.
Vav kolyeyi yaparken resin artıp duruyordu, o sırada aklıma geldi bu amorf tasarım. Fazla yaptığım resinden bu çıktı. Bu gece oturduğum yerde halkalarını zincirlerini monte edip bitirdim. Eh bitirince de, birinci vazife, saate bakmadan yayına girmek lazım. Bu durum hepinizde var değil mi? Bitirir bitirmez derhal yayınlamak. Sabaha kalsa cezası var sanki. Resimlerini çekerken resmen başım filan döndü. Boynuma takıp da çekemedim, artık o sonra. Dükkanlara göndermeden çekerim.
Ay nezle çeneme vurdu. Tamam sustum. Buyrun resimleri.
8 Mart 2012 Perşembe
VAV HARFİ SİPARİŞİ
Sanırım bu kadar uzun ara vermemiştim hiç.
Bilgisayarım hep açık aslında. Oğlum mesaj atar, arar diye, benim gözümün açık olduğu her an açık. Arada bir hızlıca bloglarınızı gezip, bazen hızlıca laf yetiştirip kaçıyorum.
Hareketli günler içindeyim, ama çalışma odasında ki faaliyetten değil :)
Geçen hafta arkadaşlarımızı balayına uğurladık, cumartesi dönüyorlar, onları havaalanından alıp, bize yemeğe getireceğiz. Hazırlık yapacağım.
Sonra pazar günü tam 37 yıllık canımız arkadaşımız Kurtuluş taaaaa Avustralya'dan geliyor. Hazırlık yapacağım.
Ama hastayım. Koca da ben de hastayız. Üşütmüşüz, sürünüp duruyoruz. Hayır birimiz iyileşip, diğerimiz sonra hastalansaydık da, naz yapmaya yüzümüz olsaydı. Neyse iyi tarafından bakalım, ikimiz birden iyileşip evdeki hastalık süresini kısaltmış olacağız :)
Bu arada bir de sipariş aldım. Bir hanım kendisine vav harfli kolye yapıp yapamayacağımı sormuş. Arap alfabesinden bir harf de... ne ola ki.
Şöyle bir harfmiş: و Biraz araştırınca hoş bir anlamı yüklendiğini gördüm. Özetle: "İnsan ana karnında vav harfi şeklindedir. Doğduktan sonra biraz doğrulur doğrulmaz kendini elif sanır. Ama ancak mezarda elif olur."
Derin mânâ. Üzerine kitaplar yazılır, yıllarca düşünülür.
Bu anlamı taşıtmaya çalıştığım bir eskiz çizdim.
Lale ana rahmini, vav da cenini temsil ediyor. Değerli bir canın gelişimini vurgulamak için altın renkli varakla kaplı ve şeffaf resin içinde.
Hanımın isteği 2-2,5 cm civarında bir kolye ucuydu, birazcık daha büyük oldu.
Eskizi gönderdim ve beğenildi.
Onayı alınca hemen yaptım. Hemen dediğime bakmayın. 1 haftadan uzun sürdü. Tasarımı yaparken 3 kez resin dökeceğimi düşünmüştüm. Ama 5 kez gerekti. İkişer-üçer damla. Eh donma sürelerini düşünürseniz, bir hayli uzadı. Ama neyse ki Kübra Hanım, beni sıkıştırmadı.
Bu gün nihayet bitmiş resimlerini kendisine gönderdim. Çok beğenmiş. Nasıl sevindim.
Siz nasıl buldunuz?
Bilgisayarım hep açık aslında. Oğlum mesaj atar, arar diye, benim gözümün açık olduğu her an açık. Arada bir hızlıca bloglarınızı gezip, bazen hızlıca laf yetiştirip kaçıyorum.
Hareketli günler içindeyim, ama çalışma odasında ki faaliyetten değil :)
Geçen hafta arkadaşlarımızı balayına uğurladık, cumartesi dönüyorlar, onları havaalanından alıp, bize yemeğe getireceğiz. Hazırlık yapacağım.
Sonra pazar günü tam 37 yıllık canımız arkadaşımız Kurtuluş taaaaa Avustralya'dan geliyor. Hazırlık yapacağım.
Ama hastayım. Koca da ben de hastayız. Üşütmüşüz, sürünüp duruyoruz. Hayır birimiz iyileşip, diğerimiz sonra hastalansaydık da, naz yapmaya yüzümüz olsaydı. Neyse iyi tarafından bakalım, ikimiz birden iyileşip evdeki hastalık süresini kısaltmış olacağız :)
Bu arada bir de sipariş aldım. Bir hanım kendisine vav harfli kolye yapıp yapamayacağımı sormuş. Arap alfabesinden bir harf de... ne ola ki.
Şöyle bir harfmiş: و Biraz araştırınca hoş bir anlamı yüklendiğini gördüm. Özetle: "İnsan ana karnında vav harfi şeklindedir. Doğduktan sonra biraz doğrulur doğrulmaz kendini elif sanır. Ama ancak mezarda elif olur."
Derin mânâ. Üzerine kitaplar yazılır, yıllarca düşünülür.
Bu anlamı taşıtmaya çalıştığım bir eskiz çizdim.
Lale ana rahmini, vav da cenini temsil ediyor. Değerli bir canın gelişimini vurgulamak için altın renkli varakla kaplı ve şeffaf resin içinde.
Hanımın isteği 2-2,5 cm civarında bir kolye ucuydu, birazcık daha büyük oldu.
Eskizi gönderdim ve beğenildi.
Onayı alınca hemen yaptım. Hemen dediğime bakmayın. 1 haftadan uzun sürdü. Tasarımı yaparken 3 kez resin dökeceğimi düşünmüştüm. Ama 5 kez gerekti. İkişer-üçer damla. Eh donma sürelerini düşünürseniz, bir hayli uzadı. Ama neyse ki Kübra Hanım, beni sıkıştırmadı.
Bu gün nihayet bitmiş resimlerini kendisine gönderdim. Çok beğenmiş. Nasıl sevindim.
Siz nasıl buldunuz?
13 Ocak 2012 Cuma
BİR KÜÇÜCÜK KÜPECİK
Daha önce bir yayın içinde yer almıştı. Hazırladığım fazla resin jelleşmeye yüz tutmuştu ki, fikrim geldi. Telden bir yaprak yapıp içine resin dökeyim, parça varaklarla süsleyeyim diye. Düşüncem bunun bir kolye ucu olmasıydı. Ama teli alelacele, uydur kaydır kıvırınca dev gibi bir şey oldu. Artık ya ağaç, ya da pencere süsü olur, bir ara bitiririm diye kenara atmıştım. Her iki yüzü de birer kat daha resinlendikten sonra bitti.
27 Eylül 2011 Salı
KÜPELER
Dün akşamdan beri hastaydım, bugün ofise gitmedim. Ne burnum akıyor, ne öksürüyorum ne de ateşim var, ama sanki hepsi de varmış gibiyim. Bedenim yattığım yere yapışıyor adeta. Neyse ki, hiç ilaç almayan biri olduğum için böyle durumlarda bir asprin, bir de vitamin beni ayağa dikiveriyor, dinlenmek de iyi geldi.
Uzandığım yerde biraz blog dolaştım, cicilerinize baktım imrendim. Bu hafta sonu, "elbet bir gün bitirilecekler" kutusunda diğer bir sürü şeyle birlikte bekleyen bu küpelerin, resinlerini döküp, aparatlarını takmıştım. Ben de eksik kalmayayım bari küpelerin resimlerini yayınlayayım dedim. :)
Şu resinli objelerin resimlerini doğru dürüst çekmeyi beceremiyorum bir türlü. İstiyorum ki, kabarıklığı belli olsun, ama olmuyor. Bir de bu açıdan çektim, biraz daha iyi gibi.
Sağdaki parça, zımparadan sonra bir havlu parçası ile ovuşturularak parlatıldı. Neredeyse vernikli gibi değil mi?
Uzandığım yerde biraz blog dolaştım, cicilerinize baktım imrendim. Bu hafta sonu, "elbet bir gün bitirilecekler" kutusunda diğer bir sürü şeyle birlikte bekleyen bu küpelerin, resinlerini döküp, aparatlarını takmıştım. Ben de eksik kalmayayım bari küpelerin resimlerini yayınlayayım dedim. :)
Resimlere bakınca fark ettim, yıldız küpelerin kenarlarını biraz zımparalamak lazımmış. Ay şimdi kalkacağım, odaya gideceğim, zımparalayacağım, yeniden resim çekeceğim, yeniden yükleyeceğim... mümkünü yok, böyle kalsın resimler, siz o niyetle bakın olur mu?
Zımpara konusu açılınca, başka bir anlatım projesi için çektiğim resimleri yayınlamak farz oldu. Düzgün yüzeyli işlerin zımpara öncesi ve sonrası resimlerini buraya ekleyeyim. Yeni başlayacak arkadaşlara faydası olur.
11 Temmuz 2011 Pazartesi
POLİMER KİL + RESİN KÜPELER
Resin hazırlamışken geçenlerde uykumun kaçtığı bir gece yaptığım küpelere de resin dökeyim dedim. Sol taraftaki resimler resinden önce, sağ taraftakiler resinden sonra.
Bir türlü resinli objelerin resimlerini güzel çekemiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













