AZ LAF, ÇOK İŞ

Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)

13 Kasım 2013 Çarşamba

CEP TELEFONUNUZU NEŞELENDİRMEK İSTER MİSİNİZ? (1)

Cep telefonlarınızın tamamen size özel ve neşeli olmasını ister misiniz?
O zaman buyrun. Özel tasarım ve el yapımı. En çok tercih edilen en kaliteli kılıfları seçtim.
Dekupaj yaptım. Kabartmalar için hamur kabartma mı desem rölyef mi bilemedim. 2-3 kat kabartma var. Sonra da bilirsiniz hiç rahat duramam, kendimden bir şeyler katmazsam çatlarım, bazılarına mikro boncuk bazılarına eskitme, bazılarına parmak yaldız, bazılarına dantel vs gibi eklemeler yaptım. Ben çok sevdim.
Her model için sipariş de yapacağım. İstediğiniz resmi de sipariş edebilirsiniz.
Bunlar ilk parti. Diğerleri de geliyor.

1.
Adı: Hayvanlar Alemi
Model: Samsung Galaxy Note II


 2.
Adı: Süsen
Model: Samsung Galaxy Note II

 

3.
Adı: Baykuş
Model: Samsung Galaxy Note 3



 4.
Adı: Dantelli Kadın
Model: Samsung Galaxy S-4 Mini





 5.
Adı: Tüy
Model: Samsung Galaxy S-4








href="http://nedesembegenirsin.blogspot.com/2013/11/43-nedesembegenirsin-link-party.html">

3 Kasım 2013 Pazar

ADI HAZAN

Sonbahar geldi ya, elim hep bu renklere gidiyor. Çok severek yaptım. Başlarken kafamdaki pek sade bir model idi. Her bakışımda, aklıma yeni bir detay geldi, ekledim. Hep böyleyim ya zaten. Bir türlü rahat duramam. Neyse sonunda kendimi durdurdum ve son "bitti"yi kabul ettim :))
Adı HAZAN.
Nasıl olmuş?






2 Kasım 2013 Cumartesi

SONBAHAR İÇİN KOLYE VE BİLEZİK

Uzun bir aradan sonra dün gece iki polimer kil parça yaptım. Bir tane daha var aslında ama onun montajı yapılmadı. Bu gece de onu bitiririm belki.
Yarın ilk kez bir hobiciler toplantısına gideceğim. Billur Hanım düzenlemiş, Hadi Bakalım grubu. Fidan - Filiz Hanım'ların toplantısı ile aynı güne denk gelmiş. Sadece birine gidebileceğim için ne yapacağım konusunda bir hayli zorlandım doğrusu. Sabah Anadolu yakasında çıkan bir başka program karar vermemi kolaylaştırdı. Bir daha ki sefere de Arnavutköy toplantısına gideceğim inşallah.
Bilim adamlarına sesleniyorum elinizi çabuk tutup şu ışınlanma meselesini bir an önce halledin.
Toplantıya gelen herkes, kendi yaptığı bir çalışmasını götürüyor, kura ile kim çıkarsa ona hediye ediyormuş.
İşte bu nedenle iki ayrı çalışma yaptım.Biri benim meşhur Çınar Yaprağım. Sonbahara da uygun olur diye düşündüm. Diğeri de çınar yaprağını yaparken aklıma gelen bir bilezik. O da renkleriyle sonbahar temalı.
Dilerim sahipleri beğenir.





31 Ekim 2013 Perşembe

BU KABARTMA DEKUPAJDAN SONRA BENDEN KORKULUR :)))

Hamur kabartma dekupaj konusunda geldiğim son nokta budur. Artık benden korkulur, yakında Uyku'yu bile kaplayabilirim :)))
Bilin bakalım bu ne? Tahminleri alayım...
Hile yapmak yok, küt diye aşağı bakmak yok anlaştık mı?


Biraz daha yakından bakın

 Bir de bu açıdan bakın

 İşte burada bir ipucu var

Tınınııııım İşte bu :))) Antika cep telefonum çok şeker oldu. Benden korkulur demekle haksız mıymışım? Artık her şeyi dekupajla kaplayıp, hamurla kabartırım :))))

28 Ekim 2013 Pazartesi

CUMHURİYET BAYRAMI HEDİYEM

Hani 2 ay önce bir yaprak hikayem vardı. Hatırlamayanlar buraya buyrun
İşte o yaprakcık bu gün bana Cumhuriyet Bayramı hediyesi verdi. Hayata tutundu. Yavru yaprakları başlarını topraktan çıkarttılar. Ne kadar sevindiğimi anlatamam. Çiçeklerini görmek için sabırsızlanıyorum.


EN BÜYÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

BAYRAM BUDUR
EN BÜYÜK BAYRAM BUDUR
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
EVDE OTURULMAZ, SOKAKLARA TAŞMAK GEREK
BAYRAĞIMIZ ELİMİZDE, MARŞLARIMIZ DİLİMİZDE
YÜREĞİMİZDE COŞKU İLE ATIN KENDİNİZİ CADDELERE



21 Ekim 2013 Pazartesi

UZUN SAÇLILAR, MUTLAKA OKUYUN BENİM DURUMUMA DÜŞMEYİN

Dün facebook'da bir paylaşım gördüm. 20 cm.den uzun kesilmiş saçlar, lösemi tedavisi nedeniyle saçları dökülen çocuklara peruk yapılıyor, saçınızı bağışlayın mealinde.
Çok etkilendim, sabah bir sürü işin arasında koşup saçlarımı kestirdim. Ömrümde ilk defa kısa saçlı oldum bu yüzden. Aynaya bile doğru dürüst bakmadım yakıştı mı diye. Yakışmasa ne olur, sonuçta hasta bir çocuk mutlu olacak. Aldım saçlarımı elime, eve koştum, önce ölçtüm, tam 40 cm. Amaaan kesin işe yarar.
Lösev'i aradım, daha "dün gece facebook'ta bir şey gördüm" der demez "saç bağışı mı" dedi adam ve devam etti, "bu nereden çıktı bilmiyoruz, kemoterapi sırasında çocuklarımızın çok steril şartlar altında korunması gerekiyor, bu tip malzeme onlar için risklidir. O nedenle peruk kullanamazlar. Zaten bizim de böyle bir talebimiz ve kabulümüz yok" .................
Saçım elimde kalakaldım.
SAZANLIĞIMIN
RESİMLİ
TESCİLİDİR

Ah be kadın, önce ara sonra kestir acelen ne? Her duyduğuna inanmamak gerektiğini öğrenemedin mi hâlâ? Oh olsun sana, şimdi uzuuuun bir süre her aynaya baktığında sazanlığını hatırlar hem ağlar hem gülersin.
Haa bu arada aklıma geldi, tanıdığınız, geleneklerine bağlı bir kızılderili arkadaş var mı? :D :D :D

Yaaa bu yazıyı yazdım ya, şimdi daha fazla oturdu içime. Bu haberi çıkarana mı daha çok kızayım, kendime mi bilemedim.

Siz güledurun, ben biraz içeri ağlamaya gidiyorum.

20 Ekim 2013 Pazar

HOŞGELDİNİZ


9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırılan, esir tutulan pilotlarımız nihayet serbest. 71 gün sonra ülkelerine, yuvalarına kavuştular.
Konunun politik tarafına hiç girmek istemiyorum, gerçi bununla ilgili uzun uzun yazmak ve yorumlamak gerekli ama, hiç bir işe yaramayacak. Çünki şimdiye dek anlamamış olanlar, hele Qatar uçağı ile geliş nedenini anlamamış olanlara uzun uzun anlatmaya çalışacak vaktim de gücüm de yok. Böyle bir çabanın boşa gideceğini, kampanya süresince aldığım tehdide varan hakaret dolu mesajlar nedeniyle biliyorum. Hiç biri umurumda olmadı.
Amaç sadece insanî duygularla onların unutulmasına engel olmaktı, kamuoyu baskısı kurarak müsebbipleri zorlamaktı. Sonrasında da, güvenlik ile ilgili tedbirler alınması konusunda talep yaratmaktı.
Yapılanları anlatmaya gerek yok, ama şunu söylemek zorundayım. Her gün ben, eşim ve birden oluşuveren gönüllü destek gruplarındaki dostlarımız, bireysel katkılarıyla, çabamıza katkıda bulunan duyarlı arkadaşlarımız, hepimiz, her gün, onlarca belki daha fazla sayıda mail, tweet, mesaj yoluyla, aklınıza gelebilecek bütün medya kuruluşlarına, köşe yazarlarına, saygın ünlülere başvurduk. Destek verin, duyurun, unutulmasını engelleyin, kurtarılmalarını talep edin diye adeta yalvardık, lütfen bir imza diye dilendik. Ama bir ikisi dışında hiç birinden hiç ses çıkmadı.
Şimdi sanki ben aileleri tanıyormuşum gibi, haber yollayıp, "bizi ailelerle görüştürür müsünüz, onlarla röportaj yapalım" dediklerinde içimden "yürü git işine" demek geliyor.
Her neyse, bu yayının asıl sebebi, Murat Akpınar ve Murat Ağca'ya hoşgeldiniz, ailelerine de geçmiş olsun demektir.
Eşim ve ben, kampanya sürecinde büyük destekleri, katkıları ve olağanüstü çabaları için, başta Kaptan Pilot Engin Aksüt beyefendi olmak üzere, Raife Ortak, Asuman Yıldırım, Ümit Akyurt Süslü hanımefendilere, canlı radyo yayınlarında bize 30 dakika gibi uzun bir süre ayırarak sesimizi duyurmamıza olanak sağlayan Alman radyosu Comx-Radyo'ya ve program sahibi Serap Berlin ve Nuray Yelen hanımefendilere, sosyal medyada bizi guruplarına dahil ederek, duyurularımızın yayılmasını sağlayan duyarlı dostlara, bireysel destekleriyle bizi güçlendiren iyi yürekli insanlara, Change.org'daki "Esir Pilotlarımız İçin Dünyayı Ayağa Kaldırınız #FreedomForTurkishPilots" imza kampanyamıza imzalarını esirgemeyen 11.973 imza sahibine gönül dolusu şükranlarımızı sunuyoruz.
Allah bir daha böyle üzüntüler yaşatmasın.

6 Ekim 2013 Pazar

DOĞANIN ÇİZDİĞİ KARİKATÜRLER - 2

Mermerler resimli roman gibi, oku oku bitmez :)
Hani geçenlerde bu konu ile burada bir yayın yapmıştım. Bunu galiba seriye bağlayacağım :))
Buyrun bir tane daha:

Burada ne görüyorsunuz? Hile yapmak yok, önce iyice bakın. Cevaplarınızı unutmadan yoruma yazın ama olur mu?



Ben böyle gördüm. Arkasını dönüp yatmış, hülyalara dalmış bir kadın, arkasında yatmaya hazırlanan bir adam.
Bu aralar fazla roman okudum galiba :)))


BU VİDEOYU MUTLAKA İZLEYİN

Değerli dostumuz Kaptan Pilot Engin Aksüt'e tebrik ve teşekkürlerimizle.
9 Ağustos'ta Lübnan'da kaçırılan
Türk Hava Yolları
Kaptan Pilotu Murat Akpınar ve II.Pilot Murat Ağca'yı
UNUTMAYIN - UNUTTURMAYIN
Blogspot'un kendi kafasına göre özetleyiverdiği bu harika videoyu BU LİNKTEN izlemenizi ve paylaşmanızı rica ve ediyorum

UNUTMAYIN, UNUTTURMAYIN

24 Eylül 2013 Salı

BİR DUVAR SÜSÜ, BİR TAMİRAT, BİR TECRÜBE

Duvar Süsü:
Adı Karmaşa. Bu aralar ruhum böyle.
İlk defa bir çalışmamda parmak yaldız kullandım. İlk olduğundan korkak davrandım ama, çok sevdim. Bundan sonra daha akıllıca kullanabilirim.


















Tamirat:
Arkadaşımın vazosu kırılmış, pek de severmiş. Yaşasın polimer kil.






Tecrübe:
Çok şaşırdım çok. Demek ki ne yapmıyoruz? Pişmemiş polimer kili köpük tabak üzerinde bırakmıyoruz. Bunları yapıp köpük tabağın üzerinde bırakmıştım, 15-20 gün durdu. İnanılır gibi değil. Yalnız yanılmamalı ve yanıltmamalıyım. Yaprağın alt, yani tabağa değen tarafındaki yeşil kil, çok kurumuştu, yağ ile yumuşatmıştım Ondan mı acaba? Kaldırırken görmeliydiniz resmini çekemedim, köpük sakız gibi yapışmış. Erimiş kaşar gibi iplik iplik sünüyordu. Pek de güzel bir yaprak olmuştu oysa.

Gayet itina ile oymuş


20 Eylül 2013 Cuma

PLEASE READ: INNOCENT CIVILIAN TURKISH PILOTS KIDNAPPED IN BEIRUT

On August 9th, two civilian airline pilots and their cabin crew completed their regular Istanbul-Beirut flight and took a shuttle bus to their hotel, for their 3-hour rest before the return trip. On the way to hotel, however, the bus was intercepted by armed persons, Captain MURAT AKPINAR and first officer MURAT AĞCA was abducted.
The important point is they have been KIDNAPPED and still being UNDER CAPTIVITY, than who did this to them.
As of this petition, their captivity has reached its 42nd day.
It's not acceptable by any means, that our pilots who have no relation or violation about this situation, being held for more than a month's time. We are demanding Akpinar and Agca's return to their homes and their family in worry and agony.

17 Eylül 2013 Salı

CHANGE.ORG'DA İMZA KAMPANYASI, LÜTFEN DESTEK

Change.org'da imza kampanyası:
Konu: Kaçırılan pilotlarımızın kurtarılması
Muhataplar: Türkiye ve Lübnan Dışişleri bakanlıkları
İmzalamaya çekinmeyin. Siyasi bir içeriği yoktur. 
İki SİVİL Türk pilotu 9 Ağustos'ta İstanbul-Beyrut seferini yaptılar, dönüş seferini beklemek üzere, otellerine gitmek için, kabin ekibi ile birlikte bir servis minibüsüne bindiler. Servis aracı yolda silahlı kişilerce durduruldu, kaptan pilot MURAT AKPINAR ve II.pilot MURAT AĞCA kaçırıldılar. 
Önemli olan, neden ve kimler tarafından kaçırıldıkları değil, KAÇIRILMIŞ ve hâlâ ESARET ALTINDA olmalarıdır. 
Bu imza kampanyasının başlatıldığı gün (17 Eylül 2013) itibarîle esaretleri 39'uncu gününü doldurmuştur. 
Kaçırılma sebebi ile ilgili, hiç bir bağ ve suçları olmayan pilotlarımızın, 1 ayı aşkın süredir esir tutulması kabul edilemez. Akpınar ve Ağca'nın hemen ülkelerine, merak ve ızdırap içinde olan ailelerine kavuşturulmasını bekliyoruz.
----
Please Sign:
Change.org:
On August 9th, two civilian airline pilots and their cabin crew completed their regular Istanbul-Beirut flight and took a shuttle bus to their hotel, for their 3-hour rest before the return trip. On the way to hotel, however, the bus was intercepted by armed persons, Captain MURAT AKPINAR and first officer MURAT AĞCA was abducted.
The important point is they have been KIDNAPPED and still being UNDER CAPTIVITY, than who did this to them.
As of this petition, their captivity has reached its 39th day.
It's not acceptable by any means, that our pilots who have no relation or violation about this situation, being held for more than a month's time. We are demanding Akpinar and Agca's return to their homes and their family in worry and agony.

2 Eylül 2013 Pazartesi

ÇİRKİN SAKSIYA ŞIK ELBİSE (Yayına resim ekledim)








Siyah, çirkin, plastik saksıya şık bir elbise :) Küçük boy tahta karıştırma çubuklarının üzerine basit bir dekupaj, biraz da mikro boncuk. Tataaaam, bitiverdi. Aslında bir kaç tane de kabartma çiçek iyi olur ama üşendim.






Resimlerde büyük bir saksı gibi duruyor. Ama değil. Saksının tabanı, ayçiçeklerinin alt sınırı hizasında. .


Geçenlerde bir gün, işle ilgili bir konuda bir hayli canım sıkıldı, sinirlendim. Olay konumuz dışı. Pek de sıcak bir günün en sıcak saatleri, boşu boşuna o sıcakta uzun ve yokuş bir yolda yürümek zorunda kaldım. Tam adımımı attım, yerde pırıl pırıl koyu yeşil bir yaprak gözüme ilişti, basmaya kıyamadım, üstünden atlayıp yürüdüm. Aklım kaldı, o sıcakta o kadar canlı, son anda kendisini bana gösterdi ezilmekten kurtuldu, sanki ölmek istemiyor gibi. O kısacık anda kafamdan bunun gibi bir sürü şey geçiverdi. Dönüp yerden aldım. Okşadım. Ofise dönmeyip acele eve geldim, sapının ucunu birazcık kesip suya koydum.

Facebookda paylaştım, işi bilen arkadaşlarım direk toprağa ekmemi tavsiye ettiler. Toprak almayı unuta unuta bu güne geldik, nihayet bu gün toprağa ektim. Şimdi büyük bir sevgi ve merakla tutacak mı, tutarsa ne renk çiçeği olacak diye bekliyoruz. Evet bekliyoruz diyorum, ailece bekliyoruz. Ne tuhaf, bazen küçücük bir yaprak insanın içinde yaşayan güzel duyguları hatırlatıveriyor. Facebookda paylaşırken "sokakta yerde bulduğum bu afrika menekşesi yaprağı, hayata tutunup kök salarsa, söz veriyorum bu gün beni çok sinirlendiren kişiyi affedeceğim" diye yazmıştım. Bir arkadaşımın söylediği gibi, evet çoktan unuttum bile. Ama bu menekşe eğer çiçek açarsa, ona her baktığımda onu o sinir bozucu olay sayesinde bulduğumu ve yine onun sayesinde içimde çiçekler açtığını hatırlayacağım. Seviyorum yahu bu yaprağı :)
.....................................

EK: Kabartmasız dekupaj olur mu hiç? İçime sinmedi, bir kaç kabartma çiçek yapıp gelişigüzel yapıştırdım. Bir kaç tane de boncuk, tamamdır. Daha güzel olmamış mı?