AZ LAF, ÇOK İŞ

Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)

9 Nisan 2011 Cumartesi

NİLÜFER KOLYEnin Yapılışı

XL Takılar gurubunda gördüğünüz NİLÜFER KOLYEnin yapım aşamaları.
Sözlü anlatıma gerek yok gibi geldi bana. Anlaşılmayan bir şey varsa, lütfen sorun.













Bitmiş hali için buraya buyrun.

3 Nisan 2011 Pazar

MOKUME NENDO (MOKUME GANE) TEKNİĞİ İLE KOLYE YÜZÜK

Bilenler bilir, bilmeyenlere küçük bir bilgi; Mokume Gane, adından da tahmin edeceğiniz gibi bir Japon metal sanatı. İki kaynaktan iki farklı bilgiye ulaştım anlamıyla ilgili olarak. Birisi Mokume Gane "Altın Göz", diğeri "Öküz Gözü" demektir diyor. Gözde anlaşılıyor da ne gözü orası biraz karışık. Japonca bilen arkadaşlardan destek gelirse sevinirim.
Aaa şimdi aklıma geldi. Bunu Günseli Kato kesin bilir. Mutlaka nette sayfası vardır. Bulup ona soracağım.
Tekrar konuya dönüyorum. Mokume Gane sanatçıları çeşitli metal plakaları üstüste koyup, düzgün katmanları deforme ediyorlar, sonra traşlayarak farklı, harita gibi, su yansıması gibi çok değişik hoş desenler elde ediyorlar. Bizim polimer kilciler de bu tekniği kendi malzemeleriyle uygulamışlar ve ona da mokume gane demişler. Ama gerçek Mokume Gane sanatçıları bu duruma bozulmuşlar. Adamlar haklı. onlar bu işi sert metallerle yapıyor, biz yumuşacık hamurla. Sonunda polymer kilciler kendi jargonlarında bunu "Mokume Nendo" olaarak değiştirmişler.
Bu kadar ukalalıktan sonra bu tekniği kullanarak yaptığım XL serisinden kolye ve yüzüğümü beğeninize sunuyorum.

ÖNEMLİ NOT: KELİMENİN ANLAMINI BULDUM. İŞTE BURADA

Bir not daha. Şeffaf kil kullanırken dikkat. Şeffaf beyaz piştikten sonra rengini kaybedecek, renkli şeffaf killerin de renkleri koyulaşacaktır. Çalışmanızı yaparken göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.
Bunu bir öncesi-sonrası resmiyle göstermek daha faydalı olacaktır.

YAPILIŞINI EKLEDİM. İŞTE BURADA

ÇİÇEK KOLYE - KÜPE - YÜZÜK TAKIMIM

Bu takımı aşağı yukarı 1,5 yıl önce yapmıştım. Çok severek kullanıyorum. Internette bulduğum bir örnekten yola çıkıp çiçeğini yaptım. Sonraki tasarım tamamen bana ait.

Detay resimleri iyi çekmemişim, daha sonra yeniden çekip yayınlayacağım.

LALE KOLYEM

Büyük takılar (kocaman mı desem acaba) serisinden lale kolyem. Valla büyük takıları seviyorum ne yapayım. Dümdüz bir kıyafetle gayet hoş duruyorlar.
Bu kolye ile çok uğraştım, ama sonuçtan memnunum doğrusu.






KIVRIM KIVRIM

ÖNEMLİ NOT: Jana Roberts Benzon isimli polimer kil sanatçısının hayranı olduğumu belirterek başlamalıyım. Bu gruptaki çalışmam kendisinin bazı eserlerinden esinlenilerek yapılmıştır. O'nun tekniği böyle midir bilmiyorum. Resimlerini incelediğimde bu şekilde olacağını tahmin ettim. Tavsiye ederim, sitesini mutlaka gezin.

 Makinenin 3 ayarında, yakın büyüklükte 3 yaprak açıyoruz. Makine yoksa 1mm kalınlık iyidir. Yaprakların rengi deseni zevkinize kalmış, ama iki tanesi açık, bir tanesi çok koyu renk olmalı.

Koyu renk ortada kalacak şekilde tüm yaprakları üst üste yerleştiriyoruz. Dikkat, aralarında hava kabarcığı kalmasın.

Desensiz yüzeyine varak yapıştırıyoruz. Bu aşamada yapıştırıcıya gerek yok. Varak kendiliğinden kilin üzerine tutunacaktır. Fırınladıktan sonra sürülecek vernik varakı sabitleyecek merak etmeyin


Önden arkadan durumu bu.
 
Şimdi en eğlenceli kısıma geldik. Varakı çatlatacağız. Biraz dikkat gerekiyor. Hafif ve sabit basınç uygulayarak merdane ile üzerinden geçiyoruz.

 İstediğimiz görüntü oluşana kadar devam.

Varak çatlatma işlemi esnasında elimizdeki üç katlı (varakı da sayarsak dört) yaprak iyice inceldi. 1,5 mm den kalın olmasın. Ne kadar inceyse o kadar güzel.

Yaprağın kenarlarını dikkatle kesip şekli oluşturduktan sonra, varaksız yüzü zevkimize göre dekore ediyoruz. Ben bu çalışmada tel de kullandım. İlk yapışınızda tel kullanmayın. Eliniz alışana kadar yumuşak malzemelerden yardım alın. Kıvırma aşamasında sıkıntı yaratabilir.


Şimdi kenarları kıvırıyoruz. Parmaklarımız, kürdanlar, kalemler bu aşamada bize yardımcı olabilir.

Ben bu objeyi kolye olarak değerlendireceğim. O nedenle asma halkasını takabilmek için kürdan yardımıyla delik açıyorum.
Şimdi fırınlanacak. Sonra verniklenecek. Bitmiş halini daha sonra yayınlayacağım. Şimdilik bitmiş bir başka örneği ile idare ediyoruz. :)
 
Bu çalışmamı daha önce 10marifet'te yayınlamıştım

Anlatımda eksik kalan bir yer bulduysanız lütfen yazın, tamamlarım.

KEDİCİLER BURAYA

Dikkatimi çekti, burada kediciler çoğunlukta. E o zaman ben de bizim evin sahibini tanıştırayım sizlere...
Efendim adı "UYKU".
28 Nisan 2010 idi tarih. Bunu hiç unutmayacağım, çünki o gün evlenme yıldönümümüzdü. Az değil 32 yıl.
Güzel, güneşli, ılık bir hava. Beşiktaş'ta Haluk'la konuşa konuşa motor iskelesine gidiyoruz. İstanbul'lular bilir; Üsküdar motorlarının kalktığı iskelenin karşınında hediyelik eşyalar filan satan büfeler vardır. Tam oradan geçerken, göbüşünü güneşe vermiş gerinen, minicik, sıska ama bir o kadar da şeker kediciği gördük. Elimdeki çantaları Haluk'a verdiğim gibi o göbüşe daldım.
Ben O'nu severken yanıbaşımızda esnaftan bir iki kişi beliriverdi.
Hep bir ağızdan "Abla siz bunu alın, sabaha kalmaz köpekler yer, denize düşer, açlıktan ölür, susuz kalır......"
Haluk ve ben: "Yok olamaz, biz alamayız... mı acaba... gak guk"
Sonuç: Üsküdar motorunda, kucaklarında, üzerindeki deliklerden dışarı çıkmış micik bir pati bulunan bir ayakkabı kutusuyla oturan, şaşkın şaşkın birbirlerine bakan bir kadınla bir adam. Nasıl olur, biz ne yaptık? Hep derim evinize hayvan alacaksanız O'nu evinizin ferdi kabul edeceksiniz. Çocuğunuz gibi olacak. Bu sorumluluğu hakkıyla yerine getiremeyecekseniz almayın. E bizim oğlumuz artık 30 yaşında. Yeni bir bebek istemiyoruz ki... Bu iş hiç büyümeyecek bir çocuğa sahip olmak demek. Tamam, veterinere gidiyoruz, aşılarını yaptıralım, karnını doyuralım, güvenceye alalım. O arada sevecek sahiplenecek bir ev bulalım.
Hıııı evet aynen öyle oldu :) Öyle sevdik ki hiçbir yere veremedik, aslını söylemek gerekirse pek ciddi bir araştırma da yapmadık. İyi ki öyle olmuş.

Bu resmini çok seviyorum. Çoğu yerde avatar olarak kullanıyorum.
Öncesi - Sonrası resmi

Soldaki: "Çabuk işini bırak benimle oyna, yoksa fena olacak" resmi
 Sağdaki: "Sen bilirsin, bak başlıyorum ha" resmi
Hayalet kedi :) Tam resmini çekerken başını oynatmış, çok hoşuma gitti.