AZ LAF, ÇOK İŞ

Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)
DÖNÜŞÜM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DÖNÜŞÜM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2014 Perşembe

ÇİRKİN PLASTİK SAKSILARA SAVAŞ AÇTIM :)

Bizim sitede bir bekçi var. Adı Özcan. Nasıl çalışkan bir adam görmelisiniz.
Taşındığımızda, bahçede azmış sardunyaların renklerine bayıldım, "bunları budarken bana 1-2 dal getiriver" demiştim. Saksıya dikip öyle getirmiş sağolsun. Fakat şu plastik saksılardan nefret ediyorum, hele siyahından. Çiçeğin güzelliğini bile öldürüyor. Zaten salonda bunlardan dev gibi iki tane var, bir türlü elim değmedi. Biraz da büyük olduklarından cesaret edemedim. Eh buncağız da pek küçük sayılmaz, yapayım da elim alışsın dedim.
Gerçekten kendim de beğendim. Resimleri pek iyi çekemedim. Bir kaç kat kabartma var. Bu arada Rich'in metalik ve extra metalik akrilik boyaları harika. Extra metalik sarı, altın yaldız gibi. Daha önce böyle geniş alanda kullanmamıştım. Çok beğendim.
Buyrun resimleri diyeceğim ama, öncelik Uyku'nun :)
Tam resimlemeye hazırlandım, birden ekrana giriverdi, önce O'na bakın da gönlü olsun :))) Hem malum son günlerde onlar başrolde  >:)








7 Ağustos 2013 Çarşamba

ESKİMİŞ EKMEK KUTUSUNA DEKUPAJ VE HAMUR KABARTMA

Ekmek kutum eskimişti. Kapağını tutturan çivilerin olduğu yerler de kırılınca el atmak şart oldu.
Arka plandaki deseni kendim hazırlamış ve daha önce ıvır zıvır kutusu kaplamıştım. Kedi kardeşlerin deseninden isterseniz BURAYA buyrun.

Tam her şeyi hazırlayıp masama oturdum bir de ne göreyim, hamur çok az kalmış. Ben bir paket daha var sanıyordum. Hangi hobici bir şey yapmaya karar verir de, önüne çıkan engele boyun eğer. Şiddetle direnirim bu duruma :) O zaman istikamet mutfak. Un, nişasta, formika tutkalı ile hamurumu yaptım. Zaten eskiden hazır kabartma hamuru mu vardı? Tembelliğe alıştırıyorlar bizi :)

Hani kabloları duvar kenarına sabitlemek için oluklu plastik aparatları olan çiviler vardır ya, Kapağın içine onlardan çaktım, Dış yanlardan taktığım vidalar bu olukların içine girerek kapağın yeniden hareket edebilmesini sağladılar. Bu işlemi baştan yapmayı unutup, her şey bittikten sonra yaptığım için vida başları ortada kaldı, birer yaprak yapıştırıp gizledim.

Benzer desenle 3 tane kavanozu da giydirip, üzerinde konuşlandıracağım.
1.si sert kabuklu meyve çekirdekleri için. Çöpe atmıyoruz, biriktirip kasım ayında uygun yerlere atıyoruz. 1 tanesi bile tutsa kârdır.
2.si kardeşciğimin bir projesi varmış, metal kutu açma anahtarlarını biriktiriyoruz.
3.sü Uyku'nun kuru  mama kabında artan mamaları biriktirip sokaktaki pisilerimize götürüyoruz.






Bu kadar yüreği yanık anne varken, ailelerinin bir ferdi esir tutulurken, kalplerimiz üzüntü ve öfke doluyken, nasıl olur bilmem ama, adet olmuş söylüyoruz...
İyi bayramlar


22 Nisan 2013 Pazartesi

BİR KONSERE KUTUSU DAHA DEKUPAJ VE HAMUR KABARTMA İLE KİŞİLİK DEĞİŞTİRDİ.

Kardeşciğimle birlikte yaptık. Bu dekupaj ve hamur kabartma işini öyle sevdim ki, bize gelen herkesi bir kaç saat masa başında esir ediyorum. :) Herkes öğrensin, herkes  yapsın, kimse konserve kutularını atamasın, konserve kutuları tükenince şişeler, kavanozlar. ....... evler dekupajlı objelerle dolup taşsın hihihihihiiiii






















Kapak, miadı dolmuş, eski bir CD
Bu da kapağın alt kısmı. Yumurtaların kalınlığı kapagın kaymasını önlüyor.


31 Mart 2013 Pazar

PAZAR GÜNÜ DEKUPAJI

Bu pazar gününün eğlenceliği de bu. Bezelye konservesi kutusu. Fistosu yine suluboya ile renklendirildi. Desen kutunun çevresinde 3 kez tekrarlandı. Boncukları yapacağım renge karar veremeyince ben de hepsini farklı yaptım. Bunun armut ve vişne desenli olanlarını da yapacağım. Üçlü set olsun. Kapak da uydurmak lazım. Kavanoz kapakları küçük kaldı. Fikri olan var mı?
Kullandığım desen buradan






11 Mart 2013 Pazartesi

KAPTIRDIM GİDİYORUM


Gerçekten kaptırdım gidiyorum, bakalım sonu neye varacak.
Polimer kile ilk başladığımda da böyle olmuştu, elime ne geçerse kaplıyordum. Şimdi de dekupaja sardım fena halde. Konserve kutuları birikiyor, kapaklı kutular sert ve düzgünse çalışma odasında birikiyor, şekli hoşuma giden şişeler saklanıyor. Birikme hızı ile yapılma hızı da eşit değil, eyvahlar olsun...

Geçenlerde yaptığım hasır çanta-kutu, sehpanın üzeri için fazla büyük kaldığından, dikiş kutuluğuna atandı.  Tahta saat kutusunun dış ambalajını atmamıştım. Kartondan ama neredeyse tahta gibi. Ebat da uygun. Sonuç, işte yeni ıvır-zıvır kutum.


Dekupaj desenini de kendim yaptım. Arşivimdeki bu resimlerden yararlandım.





Biraz renkleri ile oynadım, incinin kenarlarını kesip, boyutunu küçülttüm, fon üzerine puantiye gibi yerleştirdim. Kabarıkmış gibi duruyorlar.






Çizgili kısımları kendim yaptım, fisto formu verdiğim fonla birleştirince yan duvarlar için böyle bir desenim oldu.





Papatyalar için kullandığım desenler de bunlar.                                             









 Bu minik boncuklar ve cam boncukları çok seviyorum. Boşlukları çok güzel hareketlendiriyorlar.











Biraz da dantel iyi gider dedim, ama benim dantel beyaz. Hiç uymadı. Fakat dantel olacak dediysem olacak... Azıcık sıcak suyu, biraz sulu boya ile renklendirdim, danteli içine atıp su soğuyana kadar beklettim. Şöyle bir sudan geçirip kuruttum. Yapıştırdıktan sonra üzerine bolca dekupaj tutkalı sürdüm, böylece boya sabitlendi.

16 Şubat 2013 Cumartesi

BENİM TAVAM DA DEĞİŞTİ :)

Offff, hem yayın yapmak istiyorum, hem de yazı yazmak istemiyorum. Oysa dün gece, kurusa da resim çekebilsem diye sabırsızlanıyordum. Birikti de ondan zor geliyor galiba.
Sevgili Gülsüm'ün eski tavalarına evrim geçirtip şahane mutfak saatlerine dönüştürdüğünü, sevgili Nedret'in eski tavasınından yaptığı, evinin kapı numarasını gösteren harika kapı süsünü hatırlarsınız, görmediyseniz çok şey kaçırdınız. O zamandan beri, tavalarıma kötü davranmaya başladım, eskisinler de çalışma masama düşsünler diye. En büyük ve eski tava sonunda istediğim kıvama geldi :)
Nasıl olmuş?


Laptop üstü tava :) Sevgili Yasemin Hanım sağolsun. Sayesinde geniş bir dekupaj arşivim oldu. Seçtiğim bir resmi amacıma uygun hale getirmek için bir hayli uğraştım...


Beğenip de kullanmak isteyen varsa buyursun. Resmin üzerine tıklayınca kocaman açılıyor.


Yapılış aşamalarını da resimleyeyim demiştim, ama ilk deneme hüsran oldu. O zaman bu da, yapılmaması gerekenlerin resimleri olsun. Kenarlar soldaki kadar kalın kesilirse sonuç ortadaki resim oluyor. Yaklaşık 1 - 1,5 cm lik kesikler tam oldu.


Aşçıbaşı amcanın burnunu hamurla yapıp boyadım, Ama özellikle gözlüğe dikkatinizi çekerim :))) Telle yaptım, camları da var :) Her ne kadar, ancak büyüteçle bakılırsa farkedilse de, olsun, ben biliyorum ya :)))










27 Ocak 2013 Pazar

HIRSIZLAMA İŞLER

Evet hâlâ polimer kilciklerime dokunamadım. Gecen gün fırınlamış bekleyen 3-5 parçayı monte edeyim bari dedim, aaa bir de baktım ki, henüz resinlememişim. Üşendim, yine kutularına tıktım. Aslında pek de güzel olmuşlar, unutmuşum. Amaaan bir ara yaparım.

Bir dekupaj daha yaptım. Kendi konum değil ya, dekupaj yaparken kendimi bayram sabahı için hazırlanıp süslenen şekerlikten çikolataları aşıran çocuklar gibi hissediyorum. Kih kih kih.

Telefon başında duran not kağıtları vardır ya, bizde her dâim dağılır, Haluk sinir olur. Kartondan kutularına da ben sinir olurum. Eh bari onlara kutu yapayım dedim. 

Küçük boy bir peynir kutusu işimi gördü.










Üst kapağından da kalemler için bir cep yaptım. Böyle bir işte, hiç gereği yokken neden beyaza boyadımsa.



Gerisi malum. Böyle bir kutum oldu. Hepsi aynı mekanda olduklarından birbirlerine aykırı düşmesinler diye, hep aynı renk ve desenlerin versiyonları oluyor, artık sıkıldım, bu renk çalışmaya son. Ama yine de sevdim.






Bu da sevgili Banu'dan yürütme. Geçenlerde bir yayınında, söğüt dallarını henüz yaşken kıvırıp, kapı çelengi için hazırlık yapmıştı. Ben söğüt dalını nereden bulacağım betonland'de. Yılbaşında aldığım kokinoların sapları pek uzundu, ben de onları kıvırayım dedim. Ama bunlar incecik söğüt gibi uslu değil ki. Zül'cüğümle bir örgü aleti projesi için kestirdiğimiz pvc boru dilimleri imdada yetişti. Bu güne kadar, öyle kalıplanmış halde, kalorifer peteğinin üzerinde durdu. Kupkuru olmuş. Bir ara bir şey yaparım. Hımmm şimdi aklıma geldi, hani boncuk çiçekler yapmıştım ya, belki bunların üzerine yerleşebilirler.