AZ LAF, ÇOK İŞ

Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)
KORO-KONSER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KORO-KONSER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2018 Çarşamba

İstanbul Şarkıları Konseri - Solist: Nihal Erpeden

İstanbul Şarkıları Konseri'nden...
Kandilli Yüzerken Uykularda / Mehtabı Sürükledik Sularda
Solist: Nihal Erpeden
Şef: Oğuz Karlı
Kuşadası Belediyesi TSM Korosu Kanun: Mehmet Dönmez - TRT Sanatçısı Çello: Serhat Uslu
Beste: Münir Nurettin Selçuk Güfte: Yahya Kemal Beyatlı

Şarkılar Söyle O Sahillerde, Rüzgarlar Bana Senden Nağmeler Getirsin

Bir Fasıl - Bir Bestekâr - Avni ANIL konserinden...

Şarkılar Söyle O Sahillerde, Rüzgarlar Bana Senden Nağmeler Getirsin

Şef Oğuz Karlı yönetiminde Kuşadası Belediyesi TSM Korosu
Solist: Nihal ERPEDEN
17 Temmuz 2017

Beste: Avni ANIL - Güfte: Yılmaz YÜKSEL
Makam: Hicaz

Dil Seni Sevmeyeni Sevmede Lezzet mi Olur

10 Kasım 2017 ATATÜRK'ü Anma Etkinlikleri Özel Konseri'nde...




24 Haziran 2016 Cuma

ALÂEDDİN YAVAŞCA'NIN KARŞISINDA ŞARKI SÖYLEMEK...

Bu yazının konusu, hayatımın en güzel ve önemli anılarından biridir.
Şimdi yazarken bile heyecanlanıyorum. Çok değil 2-3 sene önce biri gelip de "sen Alâeddin Yavaşca'nın karşısına çıkıp, onun şarkısını seslendireceksin" dese, hıııı bu deli filan diye ufak ufak yanından uzaklaşırdım.
Benim gibi bir mutfak şarkıcısı, hocaların hocası önünde şarkı söyleyecek ha???
Hoca 90 yaşında. Kalkıp İstanbul'dan sırf bu konser için Kuşadası'na geldi. Hislerimi tarif etmem mümkün değil.
Büyük ama sahiden bir sürü büyük engel ve güçlüğü aşan Oğuz Karlı'ya ne demeli.
Oğuz Karlı Kuşadası Belediyesi Türk Sanat Müziği koromuzun hocası-şefimiz.
Nasıl sabırla çalıştırdı bizi, hem koroyu, hem solistleri, hem saz heyetini. Bu dönemi anlatmak için ayrı blog açmak lazım, o nedenle kendisine şükranlarımı sunup konuyu geçiyorum.
Konser kayıtlarımızı yapan bir başka usta amatör Muzaffer Cüneyöz bey'e de ayrıca teşekkür etmeliyim. Söylediğim şarkının klibini yapıp beni onurlandırdı. Aşağıdaki video O'nun bu güzel armağanıdır.
Of anlatacak ne çok şey var aslında...
Bu şarkı ile ilgili, acılı ve komik bir anım var.
Benin konser sololarında başıma musallat bir derdim vardı. Provalarda asla olmayan bir şey, konserde ciddi problem yaratıyordu. Şarkı söylerken ciddi ve şiddetli bir kusma refleksi. Her konserde bu yüzden çok sıkıntı çekiyordum. Bazen şarkıyı kesmek zorunda kalmak çok acı-üzüntü verici oluyordu.
Kardeşimle bu konuyu internette araştırdık. O bana ingilizce bir sayfa linki gönderdi. Mealen sayfa başlığı aynen şu: Sahnede şarkı söylerken kusma refleksi.......
Haydi buyrun. Yalnız değilmişim yani. Meğerse omurilik soğanı, performans sırasında bir sıvı salgılıyor, o da bende bu refleksi oluşturuyormuş.
Çözüm basitmiş. Beyni oradan başka tarafa yöneltmek için ani, şiddetli, farklı bir uyarana maruz kalmak gerekiyormuş. Saçınızı çekin, kendinizi çimdikleyin filan gibi. Sahnede böyle komik hallere giremeyeceğim için aklıma iğne geldi. Bir büyük çengelli iğneyi kıvırıp yüzüğümün altına gizledim, öğürtü geldikçe elime batırdım :))))) Vallahi şaka değil. Ve işe yaradı. 
Videoyu izlerseniz elime dikkat edin, habire avucumu iğneleyip durdum :))))
İcrası epey zor olan şarkının altından hocamın emekleri ve bir çengelli iğne sayesinde kalktım.
Bundan sonra iğnesiz çıkmam abi :))))













Ve o günün en güzel anlarından biri. Sevgili blogdaşım, yıllardır facebook arkadaşım olan özel bir kadınla yüzyüze tanıştım. Kalkıp biiir sürü yoldan geldi. Nasıl sevindim.
Ayaklarına sağlık Ruhsar'ım Ünsal'ım. 




27 Temmuz 2015 Pazartesi

HOBİCANLARIM, ÇALIŞIRKEN DİNLEYİN, DİNLENİN DİYE... :)))

Çalışma masanıza oturdunuz. Boyalar, kumaşlar, keçeler, kurdeleler, boncuklar, fimolar, kalemler, yünler, iplikler...
Hepsi de rengârenk... Neler neler yapılacak, görenler bayılacak.
Peki çalışırken ne yapıyorsunuz? Yani kulaklar boş mu kalsın?
Kalmasın. Buyrun size harika bir fasıl. Hicaz. Biz söyledik. Yani bizim koro. Kuşadası Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu. İŞTE BURAYA BİR TIK... Gelsin nâmeler...

Afişimiz

Konserde

Ben solistçilik oynarken :)))
 Konsere 1 saat kala bahçede heyecan yatıştırmaca



28 Ocak 2015 Çarşamba

POLİMER KİLLERİME NEDEN VAKİT AYIRAMIYORUM? İŞTE BUNDAN :))))

Polimer kil çalışmak ilham istiyor, amma velakin bu koro çalışmaları fena halde gazımı alıyor, gazı kaçmış kola nasıl köpürmezse bende de yeni fikir köpürmesi olmuyor napiiim :)))
İşte bahanemi ispatlayayım, çalışmamızdan solomun olduğu bir bölümü paylaşayım dedim.

Neveser Kökdeş'in, nihavent makamında çok sevdiğim bir şarkısı:

Neden bilmem bu iptilâ
Günden güne halim fena
Aşkta yok mu vefâ sorsam sana
Hastadır gönlüm inan bana
Sevmek nedir hiç mi bilmedin
Aylar geçti,seni görmedim
Aşkta yok mu vefâ sorsam sana
Hastadır gönlüm inan bana
Dinlemek isterseniz Youtube linki BURADA

3 Ocak 2015 Cumartesi

RESİMLER, VİDEOLAR... AMMA DA DOLU BİR YAYIN :)) 10 KASIM KONSERİMİZ. HALUK'LA DÜETİMİZ, PROVALAR...

Ağustostan beri yayın yapmamışım. Ne ayııııp. Niye böyle oldum ve hatta olduk konusunu, sanırım 1-2 yıl kadar önce bir kaç blogda işlemiş, bloglarımıza vakit ayırmayı ihmal etmemek konusunda hemfikir olmuş, hatta blog yayınlarımızın facebookda paylaşıldığı durumlarda, yorumlarımızı bloglara yazmak konusunda da anlaşmıştık. Ama olmadı / olamadı nedense. Nedense değil aslında, sebebi sanırım hız tutkusu, her şeyi anında yaşayıp tüketmeye alıştık.
Oysa blog yorumları ne güzeldir. E-posta ile mektup arasındaki fark gibi. Hız tutkusu demiştim ya, işte bu dediğim çok iyi bir örnek oldu galiba. Baksanıza bloglardan bahsederken bile nostalji yapıyor gibiyim.

Neyse, yeni yılınızı kutlamak da istiyorum. Geç oldu ama ne yapayım hastayım. Komik bir kutlama sürprizi yapmak istiyordum, ama sahiden hastayım elim varamadı bir türlü.
Üşüttüm herhalde. Berbat kuru bir öksürük başladı yaklaşık 1 hafta önce. Giderek arttı, öyle bir hale geldi ki, kriz başlayınca vücudum öksürmeyi durduramaz oldu, boğulmanın kıyısına gelir gibi olmaya başladım. Benim yılbaşında en sevdiğim zaman, senelerdir TRT'deki Viyana Filarmoni konseridir, tam o esnada başlayan öksürük nöbeti ciddi tehlike arzetmeye başlayınca,kendimizi acilde buluverdik. Bir iğne, bir ilaçlı hava seansından sonra biraz açıldım. Akut bronşit olmuşum. 4 tane ilaç verdiler. Çok sıkışmazsam asprin bile almayan ben ve 4 ilaç... 500lük antibiyotik pek ağır geliyor. Neyse geçecek.
Haaa bu arada sigarayla arama, Ağustostan beri ciddi bir mesafe girdi, öyle aniden ve kendiliğinden. Günde 1,5 paket sigara içerken günde 3 taneye iniverdi. Kendime bir slogan buldum "bırakmadım ama içmiyorum" diye. Bana pek iyi geldi bu laf. Özgürlüğümü kısıtlamadan, kendi isteğimle anlamına geliyor. Şimdi bu hastalıktan sonra sanırım daha da uzaklaşacağız :)

Eveet bu kadar laf ve uzun aradan sonra acaba nereden başlasam?

Aaaaa blogumda bugüne dek yayınlamamış olmak sahiden ayıp. Konu Atatürk olunca her yerden önce burada yayınlamalıydım. Muazzam bir onur gecesi idi. Atatürk'ümüzü sevdiği şarkılarla andık. Nasıl özendim, nasıl heyecanlandım anlatamam diyeceğim ama, dinleyince (dinlerseniz) anlayacaksınız :)
Özel bir kıyafet yaptım kendime. Yakından ne olduğu belli olmuyor ama uzaktan... bakın bakalım neymiş :) Aslında heyecandan şöyle doğru dürüst bir resim bile çektirmeyi unutmuşuz. Hele Haluk'la resmimiz hiç yok, iyi ki sahnede berabermişiz.

ÖNCE PROVALARDAN...



Provalarda bile 10. marşı ayakta söylenir.


Davetiyemizi ben hazırladım. Fondaki notalar "Sarı Saçlım, Mavi gözlüm"e ait.

VEEEE KONSER GÜNÜ

Videoları buraya yüklemek pek zor. Link versem olur mu?
1-) Haluk'la yaptığımız düet için buraya bir tık. Ama çok rica ediciiim, iki amatör olduğumuzu unutmayın olur mu :)))
2-) 10. Yıl Marşı ile final için de buraya bir tık. Çok güzeldi. CD çekimlerini şimdilik buraya aktaramadığım için görüntüler HD değil. Ve doğrusu CD kayıtlarındaki salonun durumunu göstermeyi isterdim. Protokol dahil herkes ayakta ve hep bir ağızdan söylendi, bayraklar sallandı. Harikaydı.


Nasıl bir heyecansa, koronun tamamı toparlanamadık, resimde hoca bile yok.

500 kişilik salon dopdoluydu, konser başladıktan sonra arkalarda ayakta izleyenler bile varmış.

6 yıllık koronun konserlerine ilk defa kaymakam geldi. Doğrusu Haluk'un Mülkiye'den sınıf arkadaşıymış, davetimizi memnuniyetle karşıladı. Ön sırasa sağdaki beyaz saçlı bey Kaymakamımız Muammer Aksoy, sol yanındaki hanım eşi. Soldaki hanım Belediye başkanımızın eşi, yanında Başkan Özer Kayalı. O da konserimize ilk kez geliyormuş.





***
Durun bitmedi.
Eylül'de de Zeki Müren'i anma konserimiz vardı.
Oradan da bir link vereyim. ENDÜLÜS'DE RAKS :) Nasıl şarkı ama. Sizi şöyle alayım.

Ohhh bee, özlemişim, hasret giderdim. Hele birde sesiniz gelirse amaaaan değmeyin keyfime.

Yarın da üretim yayını var. İzleyin beni anacığım...