AZ LAF, ÇOK İŞ

Polimer kil ağırlıklı, pek çok şeyin resimlenmiş yapım aşamalarını bulabileceğiniz bir blog olmasına çalışıyorum.
Internet kullanmasını bilene, açık bir okul. Pek çok hobim var ve ben bu konuda oradan çok yararlanıyorum.
Bu blog aslında biraz da borç ödemek için. Ben epey yol aldım, şimdi yeni başlayanlara da ben faydalı olayım istedim. Deneyimli arkadaşlar da blogumu severlerse, onlarla da fikir alış-verişinde bulunmak, kadayıfın kaymağı olacak :)
GEÇMİŞ ZAMANLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEÇMİŞ ZAMANLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2012 Pazar

ÜÇ BEBEK :)))

Ne zaman geçti bunca yıl yahu?

Ben kucakta...

Kardeşciğim benim kucağımda... 

Oğulcuğum kucağımda.

19 Ocak 2012 Perşembe

NİHAVENT LONGA

Çok uzun zamandır dinlememişim Nihavent Longa'yı. Çok severim. Şu son lalelerin bir kaç rengini daha yapıyordum. Birden aklıma geldi, dinlemek istedim... Zamanım, mekanım değişiverdi.
Kendimi evlenmeden önceki bir dönemde ana-baba evinde buluverdim.
Bayram sabahı. Taze çay, karabiberli patatesli omlet, anneannemin özel böreği "Hırçın"  kokusu. Annem o muhteşem bayram kahvaltısını hazırlamış, anneannem de kalkıp giyinmiş belli, kolonyasının rayihası geliyor. Zülal de kalkmamış daha. Babam önce onu uyandırdı, yine komiklik yapıyor, Zülal kikirdiyor. Birazdan sıra bende. Önce kapıdan seslenecek "Niyaaaaal, Niyaaaal, kaffaltı hazıııııır" Ses çıkarmayıp uyku taklidindeyim. Kapı açılıyor, annem de geldi. Yorganı çekiştiriyorlar kalkayım diye. Ben homurdanıyorum, onlar gülüyor. Böreğin kokusu dayanılmaz.
Ben yataktan kalkamadan Longa bitti...
Artık omletler öyle kokmuyor. Hırçın böreğini bir daha hiç tadamayacağım. Niyaaaal diye seslenmiyor bana artık o ses. Hepsi gitti. Artık hiçbiri yok. Bir kardeşciğim bir ben kaldık. Özlem hep var, alışılıyor özlemeye. Ama bugün ağır geldi. Nur içinde yatın.