
Küt diye bu resimleri koymak istemiyordum, ama facebook'ta paylaşınca ilk resim görünüyor
Başlamadan önce mazeretimi bildireyim. Keyfim yoktu. O yüzden buralara pek uğramadım. Gelen yorumlara cevap veremedim. Merak eden arkadaşlarım oldu, ilgileri nasıl mutlu etti beni. Hepinize çok ama çok teşekkür ederim.
Eveeet, nerede kalmıştık? :)
Sıcaklarda ve çıldırtan boyun tüylerinde kalmıştık değil mi? Planım önce o tüylü olan büyük tavuskuşunu bitirmekti, ama ben hangi plana sadık kalabilirim ki? Büyüğü bir kenara bırakıp ufaklığa döndüm.
Sevgili Fiamma'nın narçiçeği ve kum beji tavsiyesi kafamda dans edip duruyordu. Küçük olanın arka planını nar çiçeği yapmaya karar vermiştim. Resimler hep farklı renklerde çıktı, en doğru ton bu resimde. Tam nar çiçeği. Resimde pek belli olmuyor ama, üzerinde hafif renk dalgaları var. Mahsuscuktan hafif alev efekti :)
Kuyruk renklerinden biraz süs yaptıktan sonra yüzeyi düzelttim. Ah bu çok zordu, ikincisi gözümde büyüyor.
Arka plan için hazırladığım plakayı kısa bir süre fırınladım. Soğuduktan sonra zımparaladım. Tavus kuşunu yerleştirdim. Gözüme çok boş göründü. Fon renginden kabartma şekillerlerle dekore ettim. Yeniden fırına gönderdim. Bitti.
Ebadı: 24 x 28 cm
Sıra geldi diğerine...
Bunu da, kum bejinden turkuaza giden, hasır dokuma yapayım dedim. Dedim ama, ben ne zaman dediğimi yaptım ki :) İlle birşeyler karıştırıp, "böyle olsa nasıl olur acibaa" diyeceğim,
yaparken bir yandan da, "ya iyi olmazsa" diye kalp çarpıntıları geçireceğim.
Ah benim eksik tahtalarım, kaçırıp yakalayamadığım sevgili keçilerim....
Bu aşamada, artık tavus kuşunu filan hepten unutup, bitişik nizam hasır örgü yerine, seyrek bir dokuma yapmaya karar verdim. Kuyruk tüylerinin koyu renklerinden şöyle bir taban hazırladım. Bu taban, dokumanın deliklerinden görünecek ve derin bir efekt verecek.
Turkuaz ve kum bejine, fon renginin en koyusundan da ekledim ki, tabanla uyum sağlasın.
Bu skinner blend şeritleri hazırlarken başıma gelen bir sürü saçma sapan aksiliği anlatmayacağım, ama sadece şunu söyleyeyim, gece saat 12 de oturdum, sabah 8 de kalktım. (Burada tahtalar ve keçilerle ilgili cümleyi tekrarlamak gerekiyor)
Fakat doğrusu sonuçtan memnunum.
Ancaaaak, bilmem söylemeye gerek var mı, bu tavus kuşu için hiç mi hiç uygun değil. :'(
Şimdilik düşüncem; üzerine büyük, ateş kırmızısı çiçekler yapmak. Garantisi yok elbette :) Çiçek yapmak için oturup, kurbağa yapmış olarak kalkabilirim :)
Yani, üçüncü arka planı yapmak gerek.
Dün ve bugün onunla uğraştım. Yapım aşamalarını resimleyemedim.
Ebruli ince şeritler hazırladım. Onları yanyana birleştirip bir plaka oluşturdum. Sonra bu plakayı 3x3 ebadında karelere böldüm. Bu küçük kareleri, önceden hazırladığım ve cam üzerine yerleştirdiğim plakanın üzerine, parke deseni gibi yerleştirdim. Kısa bir süre fırınladım. Parçaları yerleştirirken her birini tek tek Mod podge ile yapıştırdım. Kabarcık, şişme yapmaz diye düşünerek üzerine ağırlık koymadan fırınladım hem de. Fırından çıkarınca bir de ne göreyim? üzerinde, 2 - 3 cm çapında birkaç balon oluşmuş. Acele koştum, diğer camı üzerine yerleştirdim. Henüz sıcak olması ve çok az pişirdiğim için esnekliğini koruması sayesinde, kafamı duvara vurmaktan kurtuldum. Zımparaladım. Tavus kuşunu yerleştirdim. Bir kez daha fırınladım. Bu da bitti.
Ebadı: 26,5 x 21 cm
Bu çalışmadan çıkarılan dersler:
1. Minik minik işlerle uğraşırken, küt diye, teknik yetersizliğe düşülecek kadar büyük parçalar yapılmayacak. (Bu aşama geçildi)
2. Böyle bir "küt"e düşülürse, olmazsa olmaz şey, iyi ve ilgili sevgili blog arkadaşları. Sıkışınca "imdat" diye bağırılacak, bir çok yardım gelir. (Tecrübe ile sabit)
3. Planlı programlı işler bana uygun değil. Proje yapılacaksa, ya tam yapılacak, ya da bırak dağınık kalsın fıkrasından ders alınarak, doğaçlama çalışılacak. Tersi durumda sinir küpü olunur. (Olundu)
4. Büyük yüzeyleri zımparalamak ve parlatmak için derhal elektrikli el aleti alınacak. Aksi taktirde, "sırtım ağrıyor, belim tutmuyor, kollarım düştü" şeklinde dır dır edip, kafa ütülenmeyecek. (Zavallı Haluk'un kafası pırıl pırıl oldu)
5. Hiç bir iş için, 8 saat boyunca, popoyu sandalyeye yapıştırıp, kalkmadan çalışılmayacak. Arada bir saate bakıp, zamanın farkına varmak için gerekli önlemler alınacak. Bu yapılmazsa ayakların, beşer adet tombul sosis saplanmış mayalı hamurlar hâline gelmelerine, bacakların hipopotam bacağı formuna girişine şaşırılmayacak.
6. Renk karışımı yapılıyorsa, cimri olunmayacak. Artanın saklanabileceği, yetmeyenin delirteceği unutulmayacak. Durumun vehametine göre çeşitli çaplarda sinir krizine sebep oluyor.
7. Fotoğraf makinesi pilleri daima dolu olacak. İlkokulda bize patatesten pil yaptırıyorlardı. Buna güvenilmeyecek. Fotoğraf makinesinde işe yaramıyor.
8. Sabah giderken, çalışma masasında duran büyük tavus kuşunun üzerine "İşte budur. Muhteşem" diye not bırakan sevgili kocaya hemen telefonla teşekkür edilecek.
Ama geldiğinde koltuğa zincirleyip, toplu iğne başı kadar bir nokta üzerinde bir saatten fazla konuşup, seyretmesi için zorlama planları yapılmayacak. (Hmmmm, bu sonuncusunu en azından deneyeceğim :) Hiç değilse çaba gösterdiğimi bilsin.)